'Konuşma' kelimesi ile ilgili yazılar.

Huzur

"O" huzurlu olduğu zamanlarda ben huzursuz isem, O`nun huzurunu bulandırmamak/kaçırmamak için, benim de huzurlu olmam gerekiyor diye düşünüyor; daha sonra zorlama huzur olmaz diyerek(çünkü öyle "an"larda, "O", öyle olmadığımı "anlar") bundan vazgeçiyorum. Oluruna bırakıyorum. Ben de biliyorum ki, "O", huzursuzluğumu giderme/yok etme becerisine sahip. Huzursuzluğum gidince, huzur geri geliyor huzursuzluğumun yerine. Mutlanıyorum.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  15.10.2008 00:00:00

Bir zamanlar kendisini `evren`in hakimi sanan ve 1980 yılında CIA Türkiye masası şefi Paul Henze tarafından 12 Eylül darbesinden saatler önce ABD başkanına "Our boys have done it" mesajıyla tanıtılan darbeci paşamız yine konuştu. "Türkiye eyalet sistemine geçmelidir" tarzı laflar etti. Türkiye Cumhuriyeti tarihine ve Atatürkçü devlet yapısına Adnan Menderes` ten bile fazla zararlar verebilmiş sevgili paşamız iktidarı zorla ve kanla ele geçirir geçirmez sağcısı solcusu ya da haklısı haksızı demeden ulus bilincine de sahip bir çok kişiyi hücrelerde işkenceden geçirmiş, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu` na derhal el atmış, daha sonra da imam hatip liselerini şimdilerde Amerika` ya (bir nevi vatanına) sığınmış çok saygıdeğer efendi hazretlerinden bile fazla savunmuştu. Ha, tabi ki bunları Atatürkçülük adına yapmıştı.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  06.03.2007 00:00:00

Hayatın Muhasebesi - I

Bölüm I: Sanıyorum... Sanki, bilemiyorum...

Yaşım artık otuz... Otuzbirinci insan yılımı yaşıyorum bu dünya adını verdikleri mekanda. İnsan ömrü ortalama altmışbeş desen, neredeyse yarısını tükettim bile. Yaşlanmaya mı başladım ne?

Yaşlılara kızardım hep. "Çok şey bildiklerini sanıyorlar" derdim. Sanırım bu bahsi geçen yaşlıların en önde gelenleri de annem ile babamdı. "Ne çok şey bildiklerini sanıyorlar, oysa hiçbir şey bilmiyorlar" derdim. Ben de şimdi çok şey bildiğimi sanıyorum, belki de henüz hiçbir şey bilmiyorum...

Sanıyorum,
        sanki,
                ben bilemiyorum!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.10.2006 00:00:00

Mission from god

Son günlerde olan gelismelerden dolayi biraz eskiye özlem duygusu yasanilsa da, artik duygusal degil de "mantikli" karar vermenin daha iyi oldugunu yasayarak anladigimdan dolayi tam bir karmasa içindeyim. Saçma bir cümle oldu sanki. Anlatilmak istenilen seyin tamamini bir seferde vermeye çalisinca anlasilmaz oldum bir anda. Neyse. Durum su;
- We`re putting the band back together!
- Peki ya bundan benim çikarim ne?
- We` ve got a mission from god!
- Issiz kaldigimda "maalesef" diyen ayni "god" mi bu peki?
Duygusal baglantilarimi bir türlü asamamisim megerse. Is ile kisisel hayati karistirmamak adina adim attigimi sandigim için olacak, sarsildim. Artik eskisi gibi "tek" olmadigim için de bu gelen "mission from god" nedense benim için ilk anlamda anlamli oldu sadece. Bir telas, bir heyecan, bir "aman aman"...

Su diyalog da ilginçti;
- Baba, I` ve got a mission from God!
- Rahatini bozma.
- But... We` re putting the band back together!
- Bunch of wanna-be-players! Ingilizcemi test etme...
- Ama...
- Artik "sen" degilsin. Artik "siz" varsiniz. karsimdaki sadece "sen" olsan, bugüne kadar ne yaptiysam onu yapardim. Birakirdim seni ne halt edersen et. Ama artik dedigim gibi sen yoksun karsimda. Siz varsiniz. Ben sadece senin için degil, kizim için de endiseleniyorum. O` nu maceraya sürüklemek ister misin? Yapma. Sana ilk defa sen olarak yaklasana bunu yasatma.
- Düsünecegim!
- Düsünmek için degil yapmak için kodlanmissin.
- Yapacagim!
- Dogru olanini yap.
...

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  26.02.2006 00:00:00

Yol!

           Aslında nereye ulaşmak istediğimizi ve üzerinde bulunduğumuz yolun bir şekilde yanlış olduğunu bile bile, konuyu -ve "asıl olana" giden yolu- uzatıp da boşuna zaman harcamışız sanki "sen + ben = biz" yazımı ile gösterilebilen o garip eşitliği yakalamak için...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  03.02.2005 00:00:00

E simdi de?

Bir de sesini duymak istedi canim simdi.
Aramak istedim simdi.
Cesaret edemedi.
Söyleyeceklerimden ve esasinda senin duyacaklarindan korktum gene.
Hey dostum senin sorunun ne biliyorsun degil mi?
Hep dedigim gibi anca is isten geçtikten sonra aklim basima geliyor ve `ulan sunu da söyleseydim` diyorum ya.
Karsimda olsan anca Beko`dan, havanin sogudugundan ya da `geçmis bayramlar artik yok mirim` diye baslayan olaylardan falan bahsedecegim. Her sey gene korkutuyor. Eskiyi silmek, yenisini yeniden yapmak falan.
Booo. Kusacagim simdi.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  27.01.2003 00:00:00

Kendimle konusma

...
Günlere;

        Cumaların ertesine lanet olsun. Olmasın hiç cumartesim bundan sonra. "İyi" olanlar olmasın bir daha benim girdiğim hanlarda. Hiç bilmeyeyim "iyi" olanların olduğunu etrafta. Cahillik mutluluktur, en bilgisizi ben olayım içine girdiğim odalarda.

İleriye;

        Asırlar sonrasında sen hala yaşarken, ben gümüşü karartmış kişi olmayayım... Gümüş parlasın etrafına.

Elflere;

        Elfler olmasın yürüdüğüm orman yolunda. Nasılına hala şaştığım, Eros` tan ödünç aldıkları oklarla vurmasınlar beni gene. Daha fazla kan kaybedemem anlamıyorlar mı bunu? Kamplarında geçirdikçe günümü, tüm saflıklarını alacağım onların. Beyaz tenlerini isle karartacak ateşlerle donatacağım gökyüzünü. Kendi kontrolümün artık elimde olmadığını anlamıyorlar mı? O yeşil gözlerle bakıp da beni iyi edebileceklerini ve içimdekini çıkartabileceklerini mi sanıyorlar gene? Mith adını bir zamanlar bana neden verdiklerini hatırlamıyorlar mı? Gri renklerle dolu olduğumu görmüyorlar mı? Ağaçlarında konuk etmesinler beni. Dallardaki tüm yaşamı emip alacağım. Kurumuş kabuklar bırakıp arkamda, gene öyle terkedeceğim eskiden yemyeşil olanı. Yeni bahar aylarında bunun nasıl olduğuna şaşacaklar sabah uyandıklarında. Çiğ düşmeyecek bundan sonra oradaki çimlere. Her sabah gene o kötü gerçekle uyanıp kendi gözyaşlarına çiğ görevi verecekler.
...

19 Ocak 2003
23:41

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  19.01.2003 00:00:00

Herşey bu kadar hızlı yanıp da bu kadar çabuk mu ışığını yitirmeliydi?
...
Neler yaşadık bu kadar zamanda, neleri arkamızda bıraktık?
Ölüm mü olacak illa ki sonu?
İlla ki sonu mu olacak?
Sonu olacak mı?
Ölüm mü?
Son mu?
İlla mı?
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  27.08.2002 00:00:00
Sayfa: 1 2 >|