'Eleştiri' kelimesi ile ilgili yazılar.

Ekşi Sözlük` te, yazarların bilgilerinde "zamanın ötesinde entry` leri" adında bölüm var. Burada o güne kadar en fazla kötülenmiş, okurlar ve diğer yazarlar tarafından beğenilmemiş, sözlüğün kurallarına ve / veya dilbilgisine yanlış geldiği için negatif oylanmış sözlük yazılarınız sıralanmakta. Belirli bir formülü var ve bu formüle göre, yazdıklarınızdan bazıları bu listeye girmekte. Uzun zaman sonrası biraz önce bu listeye baktım da, o listedeki yazılı başlıklar ile kendimi yargılama ihtiyacı hissettim. Bu insanların bu kadar hoşuna gitmeyen şeyler neler olabilir diye sıradan bakmaya başladım. Aradığım dilbilgisi yanlışı veya sözlük formatına uygun olmayan yazılarım da değildi açıkçası. Ne yalan söyleyeyim; bunları yaptığımı düşünmüyorum ve hiç de mütevazi olma havamda değilim. Kendimi beğeniyor muyum? Eh, son iki yıldır; evet!

Neyse, mütevazi "zamanın ötesindeki yazılarım" şöyleymiş Ekşi Sözlük` te:
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  16.01.2007 00:00:00

"İstanbul` un anası nasıl bellenir" temalı barok, konstrüktvist, post-empresyonist ve aynı zamanda sanatçının çılgınlığını da vurgulamak istercesine dışavurumcu eserlerle dolu sergi, sabah 06:30 - 10:00 ve akşam 17:00 - 21:00 arası tüm İstanbul` da, o saatte yola çıkma gafletinde bulunmak zorunda olanlar için sergilenmekte. Ücretsiz olan sergide büyük sanatçı Kadir Topbaş` ın insanın vahşi doğasına çağrışımlarda bulunduğu gözden kaçmıyor.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  23.11.2006 00:00:00

Yuvaya dönüş...

Şu anki işyerimde yaşanan ilginç olaylar ve beklentilerin umulduğu gibi çıkmaması sonrasında; ilginç bir "iş görüşmesi" ile, iş yaşamımdaki yuvam dediğim, 5 küsür yılımı geçirip yaklaşık üç yıldır ayrı kaldığım yere dönüş kararı aldım.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  07.11.2006 00:00:00

Project Democracy, NED ve Bizim Liberallar ile Demokrasi Dostları(!)Hani güzide basınımızın (ki genelde Ali Kemal örnekleri ile dolu olan güzide basınımızın) dilinden düşürmediği kelimeler vardır satır aralarında. "Proje", "Platform", "NGO(non-governmental organizations / sivil toplum örgütleri)", "Oluşum", "Atölye Çalışması", "Workshop"... İşte bu kelimelerin özellikle `80 sonrasında nasıl ve neden(!) üretildiği, nerelerden nerelere gelindiği gibi konuları, Soroz gibi insanların kimleri nasıl ve niye beslediğini; Reagan ile başlatılan ve kendisi de bir NGO(!) olan ama her nedense Amerikan Kongresi tarafından parasal desteği sağlanan NED(National Endowment for Democracy)` in nasıl da "bağımsız" olduğuna ilişkin, belgelere dayalı çarpıcı -ve beyinleri kıvrımlı olanlar için de düşündürücü- yazıları okuyabileceğiniz muhteşem bir belge-kitap ile tanıştım geçtiğimiz haftalarda. Birazcık da olsa vatan sevgisinden nasiplenebilmiş kişilerin kütüphanelerinde olması gereken, rahmetli Atilla İlhan` ın deyimi ile "tokat gibi bir kitap". Okudukça, Türkiye` deki AB(D) ve şakşakçıları ile şimdiki "memleket dahilinde iktidara sahip olanların" ne kadar yönlerinin saptırılmış olduğu, para için neler yapabildikleri, insanları nasıl kandırabildikleri, "gaflet, dalalet ve hatta hıyanet" içinde bulundukları o kadar göz önüne seriliyor ki, o insanların midelerinin bu çürümüşlük kokusu ile nasıl bulanmadan durduklarına hayret ediyorsunuz. Kitabın adı "Sivil Örümceğin Ağında". Yazarı da Mustafa Yılmaz. Kitap haliyle bir çok "demokratik" yayınevi tarafından geri çevrilmiş ve baskısı oldukça geç yapılabilmiş. Gecikmenin bir sonucu olarak da 2002 Kasım seçimleri var. Ne kadar ilginç değil mi? İlahi adalet işte...

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  18.09.2006 00:00:00

Medeniyetler Çatışması` nın asıl mimarı olan ve aslında (Sn. Hulki Cevizoğlu` nun da söylediği gibi) batının Taliban` ı olan Vatikan hükümdarı Papa XVI. Benedict` in yaptığı ve ülkece nefretle kınadığımız konuşma üzerine klavyeye sarılıp, kendi aklımca Hristiyan dininin yayılması için yapılan vahşetlerin, katliamların dökümlerini yazacaktım. Kitaplardan okuduklarımı, internet` te ufak bir araştırma ile destekleyecek ve gerekli cevapları verecektim. Ancak, malum Doğan Medya` sının üslubu ile ilgili bir şeyler içimi gıdıkladı(Nedendir bilinmez, belki de `80 dönemi sonrasında bu kadar hızla yükselişe geçmesi ve KOÇ şirketleri ile danışıklı dövüşte bulunmaları sebebiyledir, bilemiyorum dedim ya!). Haberleri Doğan Medya` sından ya da muadili olan Gülen cemaati yayımlarından takip eden sevgili halkımın neyi ne kadar duyduğunu sorguladım...

Bize ne demişti adı geçen medyalarımız? "Papa İslamiyeti karaladı, tu-kaka ilan etti, Hz. Muhammed` in dine sadece `kan ile yayılma` eklentisinde bulunduğunu söyledi". Acaba Papa, sadece bunları mı söyledi? Hatta asıl soru şu olmalı belki de; Papa, bunları kendisi mi söyledi yoksa alıntı yaptı da bizim güzide medyamız mı öyle yansıttı?
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  16.09.2006 00:00:00

"Ne" soruları!

Hani, `yıllar boyu sürecek arkadaşlıklar` vardı...
Niye kayboldular şimdi?
Hani, `ömür boyunca bitmeyecek aşklar` vardı...
Nereye gittiler şimdi?
Hani, `sonu gelmeyecek sevgiler` vardı...
Nerede bittiler şimdi?
Hani, `ağlatmayacak sevgililer` vardı...
Neden başını yerden kalkmaz hale getirdiler şimdi?

Hani, `can ciğer dostluklar` vardı...
Niye dost değil onlar şimdi?
Hani, `söylenmeyecek sözler` vardı...
Nereye doğru söylendiler şimdi?
Hani, `tutulacak eller` vardı...
Nerede başkalarına uzanıyorlar şimdi?
Hani, `büyümeyecek çocuklar` vardı...
Neden boyun eğiyorlar şimdi?

Hani, `ihtiyaç anında yanında olacak olanlar` vardı...
Niye gidiyorlar şimdi?
Hani, `yangında ilk kurtarılacak yazılar` vardı...
Nereye atılıyorlar şimdi?
Hani, `her çaldığında birisini hatırlatacak şarkılar` vardı...
Nerede o kişiler; şarkılar bile hatırlanmıyor ki şimdi?
Hani, `nedensiz ağlamalar` vardı...
Neden şimdi?
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  06.07.2006 00:00:00

Şu web dünyasına girdim gireli bir çok yazılımcı bir çok grafiker gördüm. Bunların arasında işini gereği gibi yapan, internet ve web yazılımcılığının/tasarımının "hakkını veren" olduğu gibi (ki burada bu konuda gerçek bir usta kabul ettiğim [mataNoupa]Göksen` i anmadan geçemem), bunun tam tersini yapmakta ısrar edenlerle de karşılaştım. Internet üzerindeki web sayfalarını sadece Photoshop` un bir yansıması gören kimi "tasarımcı"lar öyle HTML kodları hazırlıyorlar ki, buna inanmakta güçlük çekiyorum. Bu işe ilk başladığım 1998 yılında bu kodlar bir nevi kabul edilebilir olsa bile, bunca gelişmeden sonra kendilerine "web tasarımcısıyım" diyen kimi kişilerin hala aynı aptallığı yapmalarını kaldıramıyorum.
Devamı »

Yazı kategorisi Internet/Teknoloji  |  mirmirik  |  01.05.2006 00:00:00

Bir süredir hazirliklari manhem tarafindan yapilan dolmakalem.org sitesi sonunda beta yayinina basladi. Degisik blog yazarlari tarafindan desteklenen sitenin asil amaci, blog yazarlarinin kendi sitelerinde yaz(a)madiklari yazilari burada ilgiye sunmalari. Sitenin yardim sayfasinda tanim olarak su yer aliyor:

"Her biri kendi uzmanlik alaninda farkli yazilar yazan/düsünen bir gurup yazarin, kendi sitelerinde deginemedikleri konulari yazdiklari bir nevi kaçis yuvasi... Dolmakalem, durusu itibariyle yazarlarina sinirsiz yazma özgürlügü taniyan, fikir ve eser üretme konusunda sinirlari reddeden bir olusumdur. Bu nedenle sitede kategorizasyon sistemi yoktur. Dolmakalem, okuyucularinin görüslerini ve katkilarini önemser, gelen yorumlarin herbirini bir fikir dagarcigi olarak bünyesine katar."

Bu olusum içinde ben de yer aliyorum. Tanimdan anlasilacagi üzere ben de bu siteyi uzun zamandir hayalini kurdugum "teknik" tarafa çekebilecegim. Kendime özel bir blog sitesini de belki yine bu sitenin bir alt domain` inde tutarim. Neyse. Haydi bakalim, hayirli olsun!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  07.04.2006 00:00:00
Sayfa: 1 2 3 >> >|