'Efes Pilsen' kelimesi ile ilgili yazılar.

Huzur

"O" huzurlu olduğu zamanlarda ben huzursuz isem, O`nun huzurunu bulandırmamak/kaçırmamak için, benim de huzurlu olmam gerekiyor diye düşünüyor; daha sonra zorlama huzur olmaz diyerek(çünkü öyle "an"larda, "O", öyle olmadığımı "anlar") bundan vazgeçiyorum. Oluruna bırakıyorum. Ben de biliyorum ki, "O", huzursuzluğumu giderme/yok etme becerisine sahip. Huzursuzluğum gidince, huzur geri geliyor huzursuzluğumun yerine. Mutlanıyorum.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  15.10.2008 00:00:00

Viski, Blues ve Grip

Yıllar öncesi hatıralar için en uyarıcı duyu kokudur derler. Doğrudur. İnsan hafızası, kokudan hatırlayabileceği kadar çok bilgiyi, diğer dört duyusundan, -hatta onların dördünün toplamından bile- alamaz nedense.

Garip bir vesile ile bugün Mr. Jack ile ufak bir görüşme yaptım. Aklıma gelen fotoğraf kareleri o kadar canlıydı ki, algı kapıları öyle bir açıldı ki, bir an başka bir Mr. ile(The Doors Of Perception) konuştuğumu düşündüm... Sevgili ve eski dost Mr. Jack sayesinde -ya da onun itelemesi ile- diğer sevgili dostlar ile olan birliktelikler/anılar patladı suratıma. Hiç unutmadığım ve hiç de unutacağımı falan sanmadığım bir anı var mesela...

ARA NOT: Bu aralar en sevdiğim slogan da şu: "Rakıyı sek için, yılda 140 ton su kurtarın...". İstanbul Belediyesi` nin sağa sola yapıştırdığı "Daha az duş alın X ton su kurtarın" gibi salaklara yönelik sloganlarına karşılık oluşturulmuş(sanki İstanbul` da duş alan var, Belediye Başkanı muhallebici açacağına önce otobüslere binsin)...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  12.09.2007 00:00:00

Hayatın Muhasebesi - I

Bölüm I: Sanıyorum... Sanki, bilemiyorum...

Yaşım artık otuz... Otuzbirinci insan yılımı yaşıyorum bu dünya adını verdikleri mekanda. İnsan ömrü ortalama altmışbeş desen, neredeyse yarısını tükettim bile. Yaşlanmaya mı başladım ne?

Yaşlılara kızardım hep. "Çok şey bildiklerini sanıyorlar" derdim. Sanırım bu bahsi geçen yaşlıların en önde gelenleri de annem ile babamdı. "Ne çok şey bildiklerini sanıyorlar, oysa hiçbir şey bilmiyorlar" derdim. Ben de şimdi çok şey bildiğimi sanıyorum, belki de henüz hiçbir şey bilmiyorum...

Sanıyorum,
        sanki,
                ben bilemiyorum!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.10.2006 00:00:00

Yol!

           Aslında nereye ulaşmak istediğimizi ve üzerinde bulunduğumuz yolun bir şekilde yanlış olduğunu bile bile, konuyu -ve "asıl olana" giden yolu- uzatıp da boşuna zaman harcamışız sanki "sen + ben = biz" yazımı ile gösterilebilen o garip eşitliği yakalamak için...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  03.02.2005 00:00:00

Dinleyin küçükler, büyükler; gençler, yaslilar; güzeller, çirkinler; pisler, temizler; sarisinlar, esmerler; distakiler, içtekiler; benciller, bizciller; yalancilar, dürüstler; ustalar, çiraklar; terkedenler, terkedilenler; sanslilar, sanssizlar; delik veya sopa pesinde kosanlar, sevmek ve sevilmek yeter diyenler... Ve alkolikler!
Bir adim yaklasin suraya hele.
Kulak verin diyeceklerime.
Bir hikayem var sizler gibilere.
Masal kimileriniz için belki de...
18.Temmuz.2004
06:26

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  18.07.2004 00:00:00

Ama sen hiç aglama. O gözlerin de bosuna yas tüketmesin durup dururken. Biliyorum. Diyeceksin ki durup dururken degil bu gözyaslari. Senin de -nasil benim senin yüzünden sorunlarim varsa- benim yüzümden sorunlarin var ve evet, senin de normal zamanlarda saçmalik gibi gelebilecek problemlerin var. Ama ikimizin de bildigi gibi bunlar normal zamanlar degil. Bunlar tam olarak bir yerlere ulasim zamanlarimiz. Karar verme asamasindayiz. Bundan sonraki yasantimiza yön verecek hayaller pesinde kosuyoruz.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  04.02.2003 00:00:00

Dün Ek$i zirvesi nedeniyle sabahin tam olarak tan yerinde Dogu Ekspresi ile Eskisehir` e gittik. Yorucu, uykulu, bas agrili bir gündü. Ama yasamayi istedigim, en azindan yasamaya ihtiyacim olan bir gündü.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  02.02.2003 00:00:00

Kendimle konusma

...
Günlere;

        Cumaların ertesine lanet olsun. Olmasın hiç cumartesim bundan sonra. "İyi" olanlar olmasın bir daha benim girdiğim hanlarda. Hiç bilmeyeyim "iyi" olanların olduğunu etrafta. Cahillik mutluluktur, en bilgisizi ben olayım içine girdiğim odalarda.

İleriye;

        Asırlar sonrasında sen hala yaşarken, ben gümüşü karartmış kişi olmayayım... Gümüş parlasın etrafına.

Elflere;

        Elfler olmasın yürüdüğüm orman yolunda. Nasılına hala şaştığım, Eros` tan ödünç aldıkları oklarla vurmasınlar beni gene. Daha fazla kan kaybedemem anlamıyorlar mı bunu? Kamplarında geçirdikçe günümü, tüm saflıklarını alacağım onların. Beyaz tenlerini isle karartacak ateşlerle donatacağım gökyüzünü. Kendi kontrolümün artık elimde olmadığını anlamıyorlar mı? O yeşil gözlerle bakıp da beni iyi edebileceklerini ve içimdekini çıkartabileceklerini mi sanıyorlar gene? Mith adını bir zamanlar bana neden verdiklerini hatırlamıyorlar mı? Gri renklerle dolu olduğumu görmüyorlar mı? Ağaçlarında konuk etmesinler beni. Dallardaki tüm yaşamı emip alacağım. Kurumuş kabuklar bırakıp arkamda, gene öyle terkedeceğim eskiden yemyeşil olanı. Yeni bahar aylarında bunun nasıl olduğuna şaşacaklar sabah uyandıklarında. Çiğ düşmeyecek bundan sonra oradaki çimlere. Her sabah gene o kötü gerçekle uyanıp kendi gözyaşlarına çiğ görevi verecekler.
...

19 Ocak 2003
23:41

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  19.01.2003 00:00:00
Sayfa: 1 2 >|