'Bağımlılık' kelimesi ile ilgili yazılar.

Bir zamanlar kendisini `evren`in hakimi sanan ve 1980 yılında CIA Türkiye masası şefi Paul Henze tarafından 12 Eylül darbesinden saatler önce ABD başkanına "Our boys have done it" mesajıyla tanıtılan darbeci paşamız yine konuştu. "Türkiye eyalet sistemine geçmelidir" tarzı laflar etti. Türkiye Cumhuriyeti tarihine ve Atatürkçü devlet yapısına Adnan Menderes` ten bile fazla zararlar verebilmiş sevgili paşamız iktidarı zorla ve kanla ele geçirir geçirmez sağcısı solcusu ya da haklısı haksızı demeden ulus bilincine de sahip bir çok kişiyi hücrelerde işkenceden geçirmiş, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu` na derhal el atmış, daha sonra da imam hatip liselerini şimdilerde Amerika` ya (bir nevi vatanına) sığınmış çok saygıdeğer efendi hazretlerinden bile fazla savunmuştu. Ha, tabi ki bunları Atatürkçülük adına yapmıştı.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  06.03.2007 00:00:00

Bir ara sakin kafa ile alttaki linkten açılacak konuşmanın "tamamını" dinleyiniz ve izleyiniz efendim. Özellikle 06 dakika ve 05 sn. sonrasındakileri...
Uğur Mumcu` nun "Köy Enstitüleri" ile ilgili konuşması şu anki durumumuzu o kadar iyi özetliyor ki...
Yazık hepimize! Hem de çok yazık!

Bir ara ne demişti Uğur Mumcu(bkz: İlgili yazım):
"...
Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk, komünist dediler.
Ülkemiz bağımsız değil dedik, kelepçeyle geldiler üstümüze.
Kurtuluş Savaşı` nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
Bir kez dinlemediler bizi.
Bir kez anlamak istemediler.
Vurulduk ey halkım,
Unutma bizi...
..."

Ne diyor rahmetli Uğur Abi:
"Türk vatandaşı:
İsviçre Medeni Kanunu` na göre evlenen, İtalyan Ceza Yasası` na göre cezalandırılan, Alman Ceza Muhakemeleri Usülü Yasası` na göre yargılanan, Fransız İdare Hukuku` na göre idare edilen ve İslam Hukuku` na göre gömülen kişidir."

O dönemde böyle yasaların alınması zorunluydu.
Çünkü toplum bir yol ağzındaydı. Ya batılı laik sistem, ya şer-î sistem...
Mustafa Kemal ve düşün arkadaşları; batılı ve laik sistemi benimsediler. 1928 yılında, Anayasa` dan devletin islamcı devlet olduğunu belirten maddesi kaldırıldı. 1930 yılında da din dersleri..."

"Halka güvenmek gerekiyor! Her kim ki din sömürüsünü kullanır, bir süre yararlı olur belki ama sonunda mutlaka seçim sandığında yenilgiye uğrar. Halk affetmiyor... Din sömürgüsünü affetmiyor halk!"

(Bu da sona kalan tek duamız olsa gerek. Halkın affetmediğini, halkın kendisinin hatırlayabilmesi!)

Şu anda AKePe denilen partinin mensubu olan ve devlete en baştan bakan R.T.E. ile -adı üzerinde- AB ve ABD` nin sadece bir tek sözüne `bakan`ların oluşturduğu "bakanlar kurulu"nun zorlama ile çıkarttığı (Amerikan)Petrol Yasası, tam olarak yabancı petrol devlerine kendi gelirlerimizi sömürü hakkı sağlamakta(bkz: Shell, BP ve Irak!) ve malum basın bundan bi`haber görünmektedir... Şu günde görünen odur ki: "Türkiye Cumhuriyeti` nin çıkarlarını savunan son cumhurbaşkanımız" olan Sn. Ahmet Necdet Sezer` in kanun gereği köşkü terketmesi ile, bu tehdit ve tehlikeler başımıza daha çok iş açacaktır. Buna karşı çıktığınız için size "komünist" diyebilecekleri gibi("Demiryolları komünist işidir" - nurcuların ve `liberal`lerin baştacı Turgut Özal), ülke yararına çalıştığınızı düşünüp "darbe yanlısı" ya da "faşist" de diyebilirler(Şu devredeki çoğu köşe yazarı eski devrimci(!) ve sosyalist(!) `liberal`ler). Bu tuzağa düşmeyiniz!
İslam ve ABD faşizmini, yayılmacı / sömürgeci düşünce üzerine kurulu düzeni kabul etmediği için öldürdüler Uğur Abi` yi. Buyurunuz:

http://www.youtube.com/watch?v=7ynyRPB9jHE

Not: Eğer link çalışmazsa, adresi kopyalayıp kullandığınız Internet gezgininin adres satırına yapıştırınız ve adrese ulaşınız!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  27.02.2007 00:00:00

Ekşi Sözlük` te, yazarların bilgilerinde "zamanın ötesinde entry` leri" adında bölüm var. Burada o güne kadar en fazla kötülenmiş, okurlar ve diğer yazarlar tarafından beğenilmemiş, sözlüğün kurallarına ve / veya dilbilgisine yanlış geldiği için negatif oylanmış sözlük yazılarınız sıralanmakta. Belirli bir formülü var ve bu formüle göre, yazdıklarınızdan bazıları bu listeye girmekte. Uzun zaman sonrası biraz önce bu listeye baktım da, o listedeki yazılı başlıklar ile kendimi yargılama ihtiyacı hissettim. Bu insanların bu kadar hoşuna gitmeyen şeyler neler olabilir diye sıradan bakmaya başladım. Aradığım dilbilgisi yanlışı veya sözlük formatına uygun olmayan yazılarım da değildi açıkçası. Ne yalan söyleyeyim; bunları yaptığımı düşünmüyorum ve hiç de mütevazi olma havamda değilim. Kendimi beğeniyor muyum? Eh, son iki yıldır; evet!

Neyse, mütevazi "zamanın ötesindeki yazılarım" şöyleymiş Ekşi Sözlük` te:
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  16.01.2007 00:00:00

Microsoft ile "bedava" kelimelerinin yanyana duruşu bile, insanı rahatsız ediyor sanki değil mi? Şimdiye kadar bize anlatılanlar (tamam, bu anlatanların çoğu, "Linux camiasının yılmaz savaşçıları" olsa bile), Microsoft` a karşı bir antipati oluşturuyordu. Emperyalist Amerika` nın milletleri ezerek sahip olduğu kapitalden en büyük kârı alan şirketin MS olduğu gerçeği ile "tatlı su komünistleri"ni, MS-Encarta` da Türkiye` nin bir kısmının "Kürdistan" olarak gösterildiği gerçeği ile de "tatlı su milliyetçileri"ni hedef alan; ya da henüz "recursion fonksiyon" bile yazamayan genç dimağları "açık kodunu vermiyor oğlum Microsoft. Ama Linux öyle değil, her istediğini istediğin gibi değiştirebilirsin" diyerek kışkırtmayı başaran bir kısım anti-Microsoft takıntılılarını hafife almak olmaz.

Yazıya başlarken asıl olarak Microsoft` un neden bedava yazılım üret(e)mediğine dair bir iki fikrimi söyleyecek, sonrasında da "Expression" serisinden yine "bedava" olarak dağıtımına başladığı grafik ürünlerine ait bilgi girişinde bulunacaktım. Ancak ilk paragrafı yazınca bu fikrim de değişti. Özellikle Türkiye` de süren garip savaşı hatırladım. Tabi ki biz Türkler için (aslında AB ve RTE/AKP normlarına göre Türkiye vatandaşları demem lazım) bu süregiden savaş, Hülya Avşar` ın yeni sevgilisinden ya da Seda Sayan` ın türban bile takıp TV` de boy gösterdiği şaklabanlıklarından daha önemli olduğundan, hemen herkesin dikkatini çekmiştir(araya sosyal mesaj sokup dikkat çekme çabası!).
Devamı »

Yazı kategorisi Internet/Teknoloji  |  mirmirik  |  29.11.2006 00:00:00

Hollywood kaynaklı filmler ile dizi filmlerde yine yıllardır sürdürülen belirli politikalar, değişmeksizin izleniyor. Küçüklüğümden hatırlarım. Kovboy filmleri için Pazar günü erkenden kalkar, saat 10.00` da başlayan ve alçak kızılderililer ile aslan süvarilerin kovalamacalarını anlatan filmleri takip ederdim. Yıllar yılı hep, kafa derisi yüzen vahşiler ile masumları korumak için atlarıyla dinlenmek bilmeden koşturan mavi üniformalıları gördüm, çocukluğumun oyun kahramanları oldu. Büyüdükçe farkettim ki, bu kızılderili vahşiler(!) kendi topraklarını açgözlü ve bu yüzden de doymak bilmeyen beyazlara kaptırmamak ve sadece yaşayabilmek istedikleri için katliama ve soykırıma uğruyorlardı...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  21.11.2006 00:00:00

Yuvaya dönüş...

Şu anki işyerimde yaşanan ilginç olaylar ve beklentilerin umulduğu gibi çıkmaması sonrasında; ilginç bir "iş görüşmesi" ile, iş yaşamımdaki yuvam dediğim, 5 küsür yılımı geçirip yaklaşık üç yıldır ayrı kaldığım yere dönüş kararı aldım.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  07.11.2006 00:00:00

Hayatın Muhasebesi - I

Bölüm I: Sanıyorum... Sanki, bilemiyorum...

Yaşım artık otuz... Otuzbirinci insan yılımı yaşıyorum bu dünya adını verdikleri mekanda. İnsan ömrü ortalama altmışbeş desen, neredeyse yarısını tükettim bile. Yaşlanmaya mı başladım ne?

Yaşlılara kızardım hep. "Çok şey bildiklerini sanıyorlar" derdim. Sanırım bu bahsi geçen yaşlıların en önde gelenleri de annem ile babamdı. "Ne çok şey bildiklerini sanıyorlar, oysa hiçbir şey bilmiyorlar" derdim. Ben de şimdi çok şey bildiğimi sanıyorum, belki de henüz hiçbir şey bilmiyorum...

Sanıyorum,
        sanki,
                ben bilemiyorum!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.10.2006 00:00:00

Karşı cins ile olan ilişkiye "iki günlük macera", "aman da aman hayat nasıl da güzel", "dur bir de bunu deneyeyim, olmazsa diğerine zıplarım", "özgürlük budur, iç iç kudur" cümleleri ile başlamayan ve "ilişkimize ara verelim", "dost kalalım" ile bitirmeyen insanların haklı mottosu.

"ilişkiye endeksli hayat"ı eleştirirken, ilişki kavramını bir tek karşı cins ile olan aşk ilişkisine sınırlamayıp; "insan-insan", "insan-hayvan", "insan-toplum" vb. ilişkilere kadar geniş bakabilenlerde, yıkıcı yerine yapıcı yazılar da görülmüştür tarihte. Ama ne demiştir Albert Camus: "İnsan ne ise, o olmayı reddeden tek yaratıktır"!

Sonuç:
"Her" zaman,
Herhangi bir ilişkiye endeksli yaşar aslında insan
Bir ilişkide bulunmayan
-ya da-
"İlişki" kelimesinden gocunup da sadece "aşk ilişkisi"ni anlayan
O` dur işte bizden olmayan,
Anlamayan,
Eskilerde takılıp kalmış, sadece eskiyi yaşayan...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  19.09.2006 00:00:00
Sayfa: 1 2 3 >> >|