'Özlem' kelimesi ile ilgili yazılar.

Uzun zaman olmuştu web sitem ile ilgilenmeyeli. Yanlış hatırlamıyorsam, geçtiğimiz Mayıs ayında kapatmıştım siteyi, iki hafta öncesine kadar da yenilenmiş açılışı yap(a)mamıştım. Üşengeçlik, beceriksizlik, ilgi kaybı, vakit ayırmayı reddediş... Hepsi ve ayrı ayrı her biri etkendi.

Neyse! İnsan geçmişi ile dertleşip durup da, "ah keşke" demek yerine; "şimdi hatalı görülen o zamanlarda, o yaptıklarım gerekliymiş demek ki"demeli önceden de dediğimiz gibi. Geçmiş altı ayda çok fazla şey değişti diyemiyorum kişisel dünyam açısından. Netron` a girip yeni bir işe daha kavuştum, tatile gittim ve geldim(ki belki de son altı ay içindeki en iyi şey bu idi). Kişisel dünyamın ötesinde, dost çevremde ve internet camiasında(hastasıyım bu lafın) oldukça fazla değişiklik oldu... Web dünyasındaki yenilikleri akla geldikçe sıralayalım:
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  31.10.2008 00:00:00

Panzerkampfwagen VI Ausf. E Tiger I
Herşey, kadim dost Ozan` ın bana Company Of Heroes oyununu getirmesi ile başladı. Oyunun senaryo kısmını bitirdikten sonra, ne yalan söyleyeyim Almanya` nın(Axis) gücüne hayran kalmıştım. Özellikle zırhlı birlikleri ve tankları sayesinde oyunu ne kadar güçleştirdikleri ve bana saatlere mal olmaları düşünülürse bu pek de olmayacak gibi değildi. Daha sonra II. Dünya Savaşı hakkında yazılmış romanlara yöneldim. Bu konuda neredeyse "guru" sayılan Sven Hassel ile tanışmam pek zaman almadı. Moruk, Barcelona, Lejyoner, Porta, Gregor Martin, Julies Heide ve tabi ki Sven karakterleri yazarın ilk kitabından şu anda okuduğum 9. kitabına kadar hep savaşın ne kadar salakça olduğunu haykırıp durdular kulağıma. Bu karakterlerin "tank crew member" olmalarından dolayı sanırım, "Tiger I" kodlu II. Dünya Savaşı Alman savaş makinası ile ilgilenmeye başladım ve internet üzerinde bu öldürücü araç hakkında oldukça fazla bilgiye ulaştım.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  25.04.2007 00:00:00

Yuvaya dönüş...

Şu anki işyerimde yaşanan ilginç olaylar ve beklentilerin umulduğu gibi çıkmaması sonrasında; ilginç bir "iş görüşmesi" ile, iş yaşamımdaki yuvam dediğim, 5 küsür yılımı geçirip yaklaşık üç yıldır ayrı kaldığım yere dönüş kararı aldım.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  07.11.2006 00:00:00

Hayatın Muhasebesi - I

Bölüm I: Sanıyorum... Sanki, bilemiyorum...

Yaşım artık otuz... Otuzbirinci insan yılımı yaşıyorum bu dünya adını verdikleri mekanda. İnsan ömrü ortalama altmışbeş desen, neredeyse yarısını tükettim bile. Yaşlanmaya mı başladım ne?

Yaşlılara kızardım hep. "Çok şey bildiklerini sanıyorlar" derdim. Sanırım bu bahsi geçen yaşlıların en önde gelenleri de annem ile babamdı. "Ne çok şey bildiklerini sanıyorlar, oysa hiçbir şey bilmiyorlar" derdim. Ben de şimdi çok şey bildiğimi sanıyorum, belki de henüz hiçbir şey bilmiyorum...

Sanıyorum,
        sanki,
                ben bilemiyorum!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.10.2006 00:00:00

Mission from god

Son günlerde olan gelismelerden dolayi biraz eskiye özlem duygusu yasanilsa da, artik duygusal degil de "mantikli" karar vermenin daha iyi oldugunu yasayarak anladigimdan dolayi tam bir karmasa içindeyim. Saçma bir cümle oldu sanki. Anlatilmak istenilen seyin tamamini bir seferde vermeye çalisinca anlasilmaz oldum bir anda. Neyse. Durum su;
- We`re putting the band back together!
- Peki ya bundan benim çikarim ne?
- We` ve got a mission from god!
- Issiz kaldigimda "maalesef" diyen ayni "god" mi bu peki?
Duygusal baglantilarimi bir türlü asamamisim megerse. Is ile kisisel hayati karistirmamak adina adim attigimi sandigim için olacak, sarsildim. Artik eskisi gibi "tek" olmadigim için de bu gelen "mission from god" nedense benim için ilk anlamda anlamli oldu sadece. Bir telas, bir heyecan, bir "aman aman"...

Su diyalog da ilginçti;
- Baba, I` ve got a mission from God!
- Rahatini bozma.
- But... We` re putting the band back together!
- Bunch of wanna-be-players! Ingilizcemi test etme...
- Ama...
- Artik "sen" degilsin. Artik "siz" varsiniz. karsimdaki sadece "sen" olsan, bugüne kadar ne yaptiysam onu yapardim. Birakirdim seni ne halt edersen et. Ama artik dedigim gibi sen yoksun karsimda. Siz varsiniz. Ben sadece senin için degil, kizim için de endiseleniyorum. O` nu maceraya sürüklemek ister misin? Yapma. Sana ilk defa sen olarak yaklasana bunu yasatma.
- Düsünecegim!
- Düsünmek için degil yapmak için kodlanmissin.
- Yapacagim!
- Dogru olanini yap.
...

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  26.02.2006 00:00:00

Yol!

           Aslında nereye ulaşmak istediğimizi ve üzerinde bulunduğumuz yolun bir şekilde yanlış olduğunu bile bile, konuyu -ve "asıl olana" giden yolu- uzatıp da boşuna zaman harcamışız sanki "sen + ben = biz" yazımı ile gösterilebilen o garip eşitliği yakalamak için...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  03.02.2005 00:00:00

Mavi Çiçek

           Insan yesiller içindeyken de, insanin hayatinda mavi çiçekler açabiliyormus. Ne olursa olsun bir seyler devam ediyormus. Insan tekrar baglanmayi ögrenebiliyormus. Yara izleri ne kadar kasinirsa kasinsin, ne kadar kabuklar kopartilip da kan akitilirsa akitilsin eninde sonunda kapaniyor ve yara izi tamamen yok olabiliyormus.
Özlem duygusunu tattirabilen mavi çiçekler ile günler hizli bir sekilde geçiyormus...
-mis...
-mus...

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  26.10.2004 00:00:00

Gittin ya artık!

Acıları paylaşmak adına yapılırmış tüm tatlı sohbetler. Melankolik ortamların vazgeçil(e)mez müzikleri artık teknolojiye uydurulup da "mp3" olarak girse de kulaklara, arka plana atılmışlığın verdiği rahatlıkla görevini yapmakta... Hala kulakları temizleme, ruhu sakinleştirip, gözleri ıslatma görevini sürdürmekte o şarkılar.

25.Şubat.2004 - 02:36
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.08.2004 00:00:00
Sayfa: 1 2 3 >> >|