'Öykü' kelimesi ile ilgili yazılar.

Uzun zaman olmuştu web sitem ile ilgilenmeyeli. Yanlış hatırlamıyorsam, geçtiğimiz Mayıs ayında kapatmıştım siteyi, iki hafta öncesine kadar da yenilenmiş açılışı yap(a)mamıştım. Üşengeçlik, beceriksizlik, ilgi kaybı, vakit ayırmayı reddediş... Hepsi ve ayrı ayrı her biri etkendi.

Neyse! İnsan geçmişi ile dertleşip durup da, "ah keşke" demek yerine; "şimdi hatalı görülen o zamanlarda, o yaptıklarım gerekliymiş demek ki"demeli önceden de dediğimiz gibi. Geçmiş altı ayda çok fazla şey değişti diyemiyorum kişisel dünyam açısından. Netron` a girip yeni bir işe daha kavuştum, tatile gittim ve geldim(ki belki de son altı ay içindeki en iyi şey bu idi). Kişisel dünyamın ötesinde, dost çevremde ve internet camiasında(hastasıyım bu lafın) oldukça fazla değişiklik oldu... Web dünyasındaki yenilikleri akla geldikçe sıralayalım:
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  31.10.2008 00:00:00

Hayatın Muhasebesi - I

Bölüm I: Sanıyorum... Sanki, bilemiyorum...

Yaşım artık otuz... Otuzbirinci insan yılımı yaşıyorum bu dünya adını verdikleri mekanda. İnsan ömrü ortalama altmışbeş desen, neredeyse yarısını tükettim bile. Yaşlanmaya mı başladım ne?

Yaşlılara kızardım hep. "Çok şey bildiklerini sanıyorlar" derdim. Sanırım bu bahsi geçen yaşlıların en önde gelenleri de annem ile babamdı. "Ne çok şey bildiklerini sanıyorlar, oysa hiçbir şey bilmiyorlar" derdim. Ben de şimdi çok şey bildiğimi sanıyorum, belki de henüz hiçbir şey bilmiyorum...

Sanıyorum,
        sanki,
                ben bilemiyorum!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.10.2006 00:00:00

Karşı cins ile olan ilişkiye "iki günlük macera", "aman da aman hayat nasıl da güzel", "dur bir de bunu deneyeyim, olmazsa diğerine zıplarım", "özgürlük budur, iç iç kudur" cümleleri ile başlamayan ve "ilişkimize ara verelim", "dost kalalım" ile bitirmeyen insanların haklı mottosu.

"ilişkiye endeksli hayat"ı eleştirirken, ilişki kavramını bir tek karşı cins ile olan aşk ilişkisine sınırlamayıp; "insan-insan", "insan-hayvan", "insan-toplum" vb. ilişkilere kadar geniş bakabilenlerde, yıkıcı yerine yapıcı yazılar da görülmüştür tarihte. Ama ne demiştir Albert Camus: "İnsan ne ise, o olmayı reddeden tek yaratıktır"!

Sonuç:
"Her" zaman,
Herhangi bir ilişkiye endeksli yaşar aslında insan
Bir ilişkide bulunmayan
-ya da-
"İlişki" kelimesinden gocunup da sadece "aşk ilişkisi"ni anlayan
O` dur işte bizden olmayan,
Anlamayan,
Eskilerde takılıp kalmış, sadece eskiyi yaşayan...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  19.09.2006 00:00:00

Evlilik öncesi eski ne varsa atmak lazım diye bir niyet ettik ya. Eskimiş herşey bir köşeye ayrıldı, kimisi çöpe atıldı, kimisi ihtiyacı olanlara verildi. Mutfak da bundan nasibini aldı sonunda. 5 yıldır niyet olup para olmayınca, para olup başka ihtiyaçlar daha önemli gelince, başka ihtiyaç kalmadığında da akla gelmeyince habire ertelenen "Operation Kitchen", en sonunda bir ay zaman çalarak bizden, bitti.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  01.07.2006 00:00:00

Bir süredir hazirliklari manhem tarafindan yapilan dolmakalem.org sitesi sonunda beta yayinina basladi. Degisik blog yazarlari tarafindan desteklenen sitenin asil amaci, blog yazarlarinin kendi sitelerinde yaz(a)madiklari yazilari burada ilgiye sunmalari. Sitenin yardim sayfasinda tanim olarak su yer aliyor:

"Her biri kendi uzmanlik alaninda farkli yazilar yazan/düsünen bir gurup yazarin, kendi sitelerinde deginemedikleri konulari yazdiklari bir nevi kaçis yuvasi... Dolmakalem, durusu itibariyle yazarlarina sinirsiz yazma özgürlügü taniyan, fikir ve eser üretme konusunda sinirlari reddeden bir olusumdur. Bu nedenle sitede kategorizasyon sistemi yoktur. Dolmakalem, okuyucularinin görüslerini ve katkilarini önemser, gelen yorumlarin herbirini bir fikir dagarcigi olarak bünyesine katar."

Bu olusum içinde ben de yer aliyorum. Tanimdan anlasilacagi üzere ben de bu siteyi uzun zamandir hayalini kurdugum "teknik" tarafa çekebilecegim. Kendime özel bir blog sitesini de belki yine bu sitenin bir alt domain` inde tutarim. Neyse. Haydi bakalim, hayirli olsun!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  07.04.2006 00:00:00

Eski zamanlar...

Zamaninda yasanan ruhsal çöküntülerden kurtulmus oldugunu sanmanin verdigi rahatlikla yola devam ederken, bir anda arka planda çalan RHCP parçasi Otherside ile insanin durup da "lan..." demesi ne kadar garip ise, Winamp listesindeki bir sonraki parçanin da U2 dan What If God Will Send His Angels olmasi da bir o kadar iç burkucudur. Bu beraberlik veya ardindalik bu gece yasanmis, gözler sirf bu yüzden dolmustur. "Eski" diye anilan ve -artik- unutuldugu sanildigindan dolayi bile mutluluk ile anilmaya çalisilan zamanlar bir anda ve teker teker insana çarpar da; insan denilen yaratim ne oldugunu anlamaz. Insan bir alkollüyken öyle bir liste olusturmustur ki vaktinde, -bu Winamp denilen gavur icadinda- simdi o listeyi ekranda yeniden okurken bile aci çeker. Bilinç alti denilen o ikinci yasam o kadar güzel oyuna getirir ki insani, söylenecek ya da -iste- söylense de bir ise yarayabilecek olan cümle üretemez esas -veya esas oldugu sanilan o- oglan.
Içinde yarattigi, içinden disa çikartmaya çalistigi, gurur duydugu, hep O` nun gibi olmaya çalistigi "içteki dost" ve disinda yarattigi, disindan içine sokup da saklamaya çalistigi, utanç duydugu, hep O` nun gibi olanlardan dolayi aci çektigini düsündügü "distaki dost" da yardimci olamaz adama artik. Öyle bir yalnizlik içinde oldugunu anlar ki bir anda, sevdigim dedigi, hayatini O` nunla sonlandiracagina inandigi kisinin hemen yaninda yatiyor olmasina da aldirmaz. Yazar... Yazar durur, uydurur insan. Bilgisayar denilen o lanet olasi ve sadece bir ile sifirdan anlayabilen cansiz üzerinde mastürbasyonunu yapar. Ah ne güzel de içimi döktüm, içimden gelenleri yazdim iste, ne kadar da mutluyum artik der belki de.
Bir zamanlar Kadiköy` de Buddha Bar vardi. "Hala var ki" diye ukalalik da yapabilirim. Ama bahsettigim taraf, hani su "ayni nehirde iki defa yikanamazsin" tarzindaki düsünceden yola çikan "benim için artik yok ki" kismi. Sunu sorguluyorum kendi kendime; "o barda OtherSide dinleyerek kaç defa dans ettik bir özel saydigim insanla?" ya da "Bu `What If..` çaldigi zamanlar kaç defa hüzünlendik o barda?" Sikintili oldugum kaç zaman ben o bara yalniz basima gidip de The Temple Of The King dinledim? Kaç defa Tonic` in fazla popüler If You Could Only See sarkisi ile ya da Leonard Cohen in If It Will Be your Will` i ile kendi kendime bugulu dolasma yaptim ayni mekanda? Bunlarin cevabini verememek insani yoruyor. Belki de asil yoran kisim; bu sorulari "simdi" kendime soruyor olmam...
Kadiköy` e dair en son hatirladigim güzellik ise bir çiplak elf ile sokaklarinda yaptigimiz uzun yürüyüs... O kadarcik iste!
NOT: "Bundan önceki hayatimda" diye baslayan cümleleri tekrar tekrar yazmak istemedigim için simdiye kadar belirtmedim ama açiklama "gereginde"/"geregi de" hissettim simdi. "Eski" diye adlandirdigim, "bir zamanlar" diye dillendirdigim ya da "-di` li geçmis zamanla yüklemlerini yazdigim zamanlar" hep huzurum olan Mügem` den önceki zamanlara refere etmekte. Her ne kadar o zamanlar simdi kafami mesgul ediyor olsa da, her ne kadar o zamanlara biraz obsesif yaklasiyor olsam da, bunun simdiki yasadiklarim ile bir ilgisi yok.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.03.2006 00:00:00

Kasaba

           Tanımadığı hana şüpheyle yaklaştı. Kapısı eskiliğini gösterir şekilde, paslanmış menteşenin gıcırtısıyla geceyi garip çığlıklarla dolduruyordu. Sarayın nöbetçilerinin buraya uğrayıp uğramadığını bilmiyor ve bunun tersinin olması için kendi tanrısına dua ediyordu. Hanın kapısına gecenin biraz daha yırtılması için çığlık attırarak içeriye girdi. Çok küçük sayılabilecek bu salonda beş büyükçe masa ve köşeye konulmuş, dört ufak tabure ile sarmalanmış bir ufak sehpa vardı.Sehpaya oturmuş -yorgunluğu ile oraya çökmüş gibi görünen- adam, zayıfça, etrafa korkarak bakışlar atan, yaşlı -ya da yaşadıklarından dolayı öyle görünen- birisiydi.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  03.01.2005 00:00:00

Ek$i Sozluk` ten bir kaç alinti var buradaki yazida. Tekrar yazmaya, uzatmaya, yorum yapmaya üsenti oldu belki de. Oradan alayim, copy+paste yapayim dedim gecenin bu saatinde. O güzel insan olan/olabilen, "abim" dedigim/diyebildigim tek kisi ile olan konusma(lar) üzerine geldi belki de. Her ne ise artik... Her neyse iste! Alinti yapilan basliklar sunlar;

Karsiliksiz asklar sokagi,
Kirik kalpler salonu,
Eski sevgiliden arda kalanlar,
Ve kaybetmek daha güç bulamamaktan,
Kalbin paramparça oldugu an,
Biten bir askin ardindan anneye sarilip aglamak,
Anneyle babanin farki...

Yaaa, ardi ardina okununca bu basliklar, siirdeki dizelerden alintilar gibi geldi degil mi ey sevgili okuyucu?

22.Temmuz.2004
04:09

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  22.07.2004 00:00:00
Sayfa: 1 2 >|