'Aile' kelimesi ile ilgili yazılar.

Huzur

"O" huzurlu olduğu zamanlarda ben huzursuz isem, O`nun huzurunu bulandırmamak/kaçırmamak için, benim de huzurlu olmam gerekiyor diye düşünüyor; daha sonra zorlama huzur olmaz diyerek(çünkü öyle "an"larda, "O", öyle olmadığımı "anlar") bundan vazgeçiyorum. Oluruna bırakıyorum. Ben de biliyorum ki, "O", huzursuzluğumu giderme/yok etme becerisine sahip. Huzursuzluğum gidince, huzur geri geliyor huzursuzluğumun yerine. Mutlanıyorum.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  15.10.2008 00:00:00

Hayatın Muhasebesi - I

Bölüm I: Sanıyorum... Sanki, bilemiyorum...

Yaşım artık otuz... Otuzbirinci insan yılımı yaşıyorum bu dünya adını verdikleri mekanda. İnsan ömrü ortalama altmışbeş desen, neredeyse yarısını tükettim bile. Yaşlanmaya mı başladım ne?

Yaşlılara kızardım hep. "Çok şey bildiklerini sanıyorlar" derdim. Sanırım bu bahsi geçen yaşlıların en önde gelenleri de annem ile babamdı. "Ne çok şey bildiklerini sanıyorlar, oysa hiçbir şey bilmiyorlar" derdim. Ben de şimdi çok şey bildiğimi sanıyorum, belki de henüz hiçbir şey bilmiyorum...

Sanıyorum,
        sanki,
                ben bilemiyorum!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.10.2006 00:00:00

Mission from god

Son günlerde olan gelismelerden dolayi biraz eskiye özlem duygusu yasanilsa da, artik duygusal degil de "mantikli" karar vermenin daha iyi oldugunu yasayarak anladigimdan dolayi tam bir karmasa içindeyim. Saçma bir cümle oldu sanki. Anlatilmak istenilen seyin tamamini bir seferde vermeye çalisinca anlasilmaz oldum bir anda. Neyse. Durum su;
- We`re putting the band back together!
- Peki ya bundan benim çikarim ne?
- We` ve got a mission from god!
- Issiz kaldigimda "maalesef" diyen ayni "god" mi bu peki?
Duygusal baglantilarimi bir türlü asamamisim megerse. Is ile kisisel hayati karistirmamak adina adim attigimi sandigim için olacak, sarsildim. Artik eskisi gibi "tek" olmadigim için de bu gelen "mission from god" nedense benim için ilk anlamda anlamli oldu sadece. Bir telas, bir heyecan, bir "aman aman"...

Su diyalog da ilginçti;
- Baba, I` ve got a mission from God!
- Rahatini bozma.
- But... We` re putting the band back together!
- Bunch of wanna-be-players! Ingilizcemi test etme...
- Ama...
- Artik "sen" degilsin. Artik "siz" varsiniz. karsimdaki sadece "sen" olsan, bugüne kadar ne yaptiysam onu yapardim. Birakirdim seni ne halt edersen et. Ama artik dedigim gibi sen yoksun karsimda. Siz varsiniz. Ben sadece senin için degil, kizim için de endiseleniyorum. O` nu maceraya sürüklemek ister misin? Yapma. Sana ilk defa sen olarak yaklasana bunu yasatma.
- Düsünecegim!
- Düsünmek için degil yapmak için kodlanmissin.
- Yapacagim!
- Dogru olanini yap.
...

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  26.02.2006 00:00:00

Yeterli(mi)!

...
- Ya peki, ne zaman görüsebilecegiz? Saçini ne zaman kesecegim?
- Senin istedigin herhangi bir anda, herhangi bir yerde, herhangi bir sekilde. Senin istedigin gibi olsun. Hatta ben gideyim geleyim Balikesir` e. Islerimi halledeyim, arayayim gelince seni. Olur mu senin için de? Uyar mi sana da?
- Ne zaman, nerede olmami istersen bir alo de, bir cebimde makas, bir cebimde raki sisesi, ben orada olurum.
- Seninle vedalasma resmimde raki yok, sarap sisesi var esasen. Eskiden oldugu gibi, Taksim` deki bir kaldirima çömelmis sarap içen iki kisi var kompozisyonda aslinda...
...
05.Temmuz.2004
03.51

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.07.2004 00:00:00