Sevgili Tahabettin(!) bana "elim sende" diyerek kenara çekilmis bir hafta kadar önce. Ben de anca firsat bulabildim. Elimden/klavyemden geldigi kadariyla sorduklarini cevaplayayim efendim:
1. sevgi nedir?
ah iste hayat memat sorusu. Nereden bulursunuz abi bunlari? Neyse;
"`ben + sen = biz` diyebilme gücü ile,
soru`n` paylasabilme yetisi." desem burada belki -sanki, sanirim, galiba- yerine oturur bir seyler.
2. yeniden dogsam ne olmak isterdim?
Nordic tanrilara tapinilan zamanlarda bir kabile basi olmak isterdim sanirim. Pagan olsun, doga olsun, börtü böceklerle yasam olsun... Ne bileyim, güzel geldi bunlar.
3. beni en çok duygulandiran sarki/lar
leonard cohen: if it be your will,
pearl jam: black
skid row: wasted time
... (bunlar üzer beni genelde. ve daha gider bu)
4. en çok etkilendigim sair?
"Ahmed Arif" derim, bir de Nazim Hikmet` in "Herkes Gibisin" unutulmaz derim.
5. isminin ne olmasini isterdin?
Efendim gayet memnunum ismimden. Kalsin bu.
6. hiç asik oldum mu?
Ne diyorsun? 6 ay içinde evleniyorum bile! Ama sanirim evlenecegim insandan önceki en büyük ve en güzel yasadigim ask çiplak bir elf ile olandi.
7. hayatimi degistiren olay?
Babaannemin ölmesi. O gittikten sonra ölüm hakkindaki tüm düsüncelerim degisti. Insanin "ölüm" hakkinda düsünceleri degisince de; eh, herseyi kesinlikle farkli yasiyor. "ve o güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler"
Sorular bunlardi. Buradan sonra birisine mi el sallamam gerekiyor? Nedir yani? Anlamadim ben. :)