Senin korkuların korkutuyor beni!

        Senin korkuların beni korkutuyor esasında. Hiç birşeyden korkmamak, var olan korkularımın üzerine gitmek adına adım attığımı düşünüyordum bu boşluğa. Oysa şimdi düşüyorum ben. Aşağıya. önümü göremiyorum. Bilinmeyenin soğukluğu sarıyor beni. Korkuyorum. İlk adımı atmaktan korkuyordum esasında. Senin adımın yer değiştirdi de bana yaklaştın. Oysa ben bundan sonrasına da hazırdım esasında. Bundan sonraki her adımımda seninle aynı frekansı tutturmuşuz da yürüyoruz gibi geliyordu bana. Değilmiş. Yanılgılarımdan bir yenisine daha yenik düştüm.



        Ne yazık!



        Ne yazık ki kaybettim. Senin korkularına yenildim şimdi de. Senin yaşadığın şeylerin senin üzerindeki etkilerine yenik düştüm. Öncekilerde benim bir suçum olmamasına rağmen ve suçlarımın hiçbirisinde senin adın anılmaz iken ben kendi adımıza kestiğimiz ceza makbuzlarının üzerindeki isim oldum.



        Pişmanlık!



        Pişmanım ne yazık ki. Ben o elflere anlatamam ki esasinda artık yaşlı oldugumu ve büyülerimin sırf çocukları eğlendirmek için yersiz patlayan havai fişeklerden ibaret olduğunu. Ormanın içlerine yürümeyi hedeflemiş ama daha orman kenarından eros okları ile yaralanıp da gerisin geriye dönmek zorunda kalacağımı anlatamam ki o elflere. Yersiz güven zedelemelerine katlanamam ki artık. Her şeyin hep yarın iyi olacağını bilip de bugün ölemem ki. Yüzyıllar önceki benliğime ve gençliğime dönüp de herşeyi yakmayı o ünlü çimenleri sarartıp da herkesi şaşkına çevirmeyi düşünemem ki artık...



        Korkuyorum!



        O kadar korkuyorum ki yalnız ölmekten, benimle ölebilecek birisine ihtiyacım var belki de. Herşeyimi ona adadığım, onun herşeyini bana adamış olduğu bir hayat mı istiyorum? Buraya kadarmış belki de. Toplamı bir ay bile sürmeyecek yaşantıymış belki de hayat dediğim. Hepsi buymuş.



        Senin korkuların korkutuyor beni!



        Sana dokunduğumda korkuyorum çünkü sen benden korkuyorsun. Sana sarıldığımda korkak bakıyorsun bana, çünkü artık kimseye güvenmiyorsun. Seni senin kadar sevebilecek bir varlık olmadığına inaniyorsun. Çünkü esasında sen kendini de sevmiyorsun. Sana yazılan yazıları da okumuyorsun çünkü kendini yazmaktan korkuyorsun. Hiçbirşey anlatmıyorsun, herkesin seni sen olarak kabul etmemesinden korkuyorsun. Esasında o kadar boşlukta yaşıyorsun ki doldurulmaktan korkuyorsun.



        Anlayabilmiş değilim...

        Sevilmekten falan mı korkuyorsun?



        Korkuların beni korkak yaptı. Artık seni aramaktan, seninle konuşmaktan korkuyorum. O yüzündeki unutkan ifadeden korkuyorum. Beni ben olarak bırakma lütfen! Korkularımla yaşatma beni. Ya öldür de koy bir kenara ya da yaşat beni. O karanlık boşluktan aydınlığa çıkabilecek yol kenarında.



        Abartıyorum.



        Bu kadar şeyi üzerine yıkmak haksızlık. Abartı belki de. Korkuyorum ama. Sarıl bana gene!
 |  günlük  |  mirmirik  |  18.02.2003 00:00:00

Yorumlar Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk siz yapın.













Security Code


İsviçreli bilim insanlarının, yorumunuzu yapmadan önce, sitenin "Kullanım Koşulları"'ndaki Sitedeki Yorumlar bölümünü okumanızı tavsiye ettiklerini biliyor muydunuz?