Olabildi, oluyor, olacak...

        Bir yere ulaşabildim sonunda. Orada yaşıyorum artık. Oldu sonunda. Olabildi. Nette o yer kaplayan byte` lar benim sığınağım olmaktan çıktı artık. Hayatımı yönlendiren, ekmeğimi kazandığım birler ve sıfırlar anlam ile doldular gene. İçim artık dışarı çıktı. Dilediğim gibi kusuyorum içimdekini istediğim kişiye, yeteri kadar uyuyorum sarılarak sevgili dediğime. Bu yetti bana. Hiçbir şeyi geri istemiyorum. Ne bir derin iç çekiş olsun, ne de deniz kokusu burnumu doldursun artık.



        Esasında herşey sadece benim isteğimle oluyor. Esasında çok kolay herşey. Çok basit. Yalın. Yaşamım dolu artık. Uğraşısı da var, acısı da var ama ne kadar da özlenmiş bu hayat. Böylesine yaşamak...



        Özlüyorum ama hala. Özlediğimin ne olduğunu da biliyorum. Senin içinde yeşerttiğim "ben"mişim özlediğim. O zamanlardaki huzurum imiş özlediğim. Artık sorular yok bu konuda. Cevapları hep "ben" olan sorularmış onlar. Kendimi kandırmak değil de itiraf etmekmiş kendime. Bunu da sırf kendi huzurum ve şu anki mutluluğum için yapmaktaymışım esasında. Sende saflık da yokmuş benim alabileceğim. Sen zaten hepsini bırakmışsın geldiğin yerde. Tüketecek bir şey kalmamış bana da. Tükenecek şey benmişim meğersem. Gittin diyordum ya, sen zaten yokmuşsun ki burada. Benmişim zaten burada yaşayan, insan dediklerimle.



Özlediğim sürece var olacaktın bende, benim içimde.

Sen artık yoksun buralarda.

Unutmadım olayları, hepsi benliğimde.

Vazgeçtim sadece.

Özlememek bir daha.

Yalan bu laf belki de,

Sadece "seni" özlememek ya da "sana" özlem duymamak var içimde.

Katlanmak da değil bunlara. Kağıt olmadığımı farkettim geçenlerde.

Katlanamam ki ben ikiye.

Esas şimdi "ben" oldum.

"Ben" olarak hissettim gene.



        "Nasıl" ve "neden" kelimeleri de yok artık soru işaretlerimin önündeki cümlelerde. Cevapları belli olan sorular da olmayacak zaten içimde. Gelecek zamanlı cümleler mutluluk veriyor artık. Ümit doğdu gene içimde. Doyasıya eğlenmeli bundan sonra. Doyasıya aşık, doyasıya fedakarlık gene. Herhangi bir şeyi içimden silip atmaya, kazımaya da gerek yok. Vazgeçersin olur biter insanlardan. Telefon rehberinden silmek kadar basit esasında. Names / Options / Erase / OK.



        Birisini "hatalı/suçlu bu" diye adlandırmak da yanlış. Özür dilemek doğru da olsa, yapılanlardan sonra bir önemi de yok artık bunun. Saflık, salaklık olarak adlandırılır bundan sonrasındaki her "özür". Dilenmeyecek zaten bu yüzden de. Sana normal gelen şekilde yaşayarak zaten mutluymuşsun, huzurluymuşsun. Bu şekilde "insan" olmuşsun. Bu şekilde devam et. İleride bir "anne" ol sen de. Çocuğuna kendi doğrularını göster. Yaşantının aynısını öğret ona da. O da huzurlu olsun, mutlu olsun "aynen" senin gibi. Böyle bilin etrafında. Benim seni "şimdilerde" bildiğim gibi.



Böylesini bilmek beni daha mutlu bir yaşayan yapar.

Şimdilerde yaşadığım rüyadaki gibi;

Özümdeki nuru kimse alamasın artık.



Kendine iyi bak.

Geçmişindeki gibi mutlu ol!

Hoşçakal!

Geçmişindeki gibi "hoş" kal!

Hep hatırlayacağım "o" çifte kişilik gibi kal.

Kendine geçmişindeki gibi bak.

Geçmişindeki gibi mutlu ol!

Kendine geçmişindeki gibi iyi davran.

Geçmişindeki gibi mutlu ol!

Geçmişindeki gibi "hoş" kal.

O papatyaları kurutan da sen ol.

Bir teneke dolusu olsun.

Beyaz değil de artık kurudukları için siyah renkli olsun

Kendine geçmişindeki gibi iyi bak

Hoşçakal.
 |  günlük  |  mirmirik  |  21.10.2003 00:00:00

Yorumlar Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk siz yapın.













Security Code


İsviçreli bilim insanlarının, yorumunuzu yapmadan önce, sitenin "Kullanım Koşulları"'ndaki Sitedeki Yorumlar bölümünü okumanızı tavsiye ettiklerini biliyor muydunuz?