Ama sen hiç aglama. O gözlerin de bosuna yas tüketmesin durup dururken. Biliyorum. Diyeceksin ki durup dururken degil bu gözyaslari. Senin de -nasil benim senin yüzünden sorunlarim varsa- benim yüzümden sorunlarin var ve evet, senin de normal zamanlarda saçmalik gibi gelebilecek problemlerin var. Ama ikimizin de bildigi gibi bunlar normal zamanlar degil. Bunlar tam olarak bir yerlere ulasim zamanlarimiz. Karar verme asamasindayiz. Bundan sonraki yasantimiza yön verecek hayaller pesinde kosuyoruz.
Hayaller artik beni yönetmesin diye çok çirpindim. Örnegini vermistim ya. Midye miyim ki kapali kutu olarak kalayim da sadece kendimin yiyebilecegi lokmalara saygi göstereyim. Su ana kadar belki de evet. Ama geldigim, ulastigim, gelebildigim ve ulasabildigim noktadan dönüs yok artik. Bundan sonrasinda sen bir `ütopya` olarak kalacaksin. Ulasilmak istenilen en son nokta. Ve, son olacak. En son sen olacaksin. Sen son olacaksin. Senin `bir sonraki`n olamayacak. Seninle salakça tartismalara girip de kirmayacagiz birbirimizi. Sadece birbirimizin solugundan nefes alabilecek hava bulacagiz. Sadece birbirimizin öksürüklerinden hastalik kapacagiz. Sadece birbirimizi göremedigimiz için agrilar saplanacak içimize. Içimiz aciyacak. Kanayacak kapanmayan yaralarimiz. Sicak sicak akacak hep bedenlerimizden o kirmizi kan. Baskasina olsa unutur belki o kirmizi rengin birbirimizi ilk gördügümüzde suratimizda vücut buldugunu. Ama biz unutmayacagiz birlikteligimizi. Sarilislarimizi, öpüsmelerimizi, sevismelerimizi... Bir köseye atmayacagiz. Digerleri gibi olmayacak özlemelerimiz birbirimizi. Öyle çok özleyecegiz ki birbirimizi, kendimizden nefret eder duruma gelecegiz.
Ama sen hiç aglama. O güzelim gözlerin bosuna tüketmesin yaslari durup dururken... Sen hep mutlu olarak kal. Sen mutlu olan ol. Birbirimizi o kadar özlemeyelim ki karsimiza ilk çikanla sabahin ilk isigina kadar düsüncesiz ve umarsizca sevisebilelim. Birbirimizi o kadar düsünmeyelim ki disaridan bakanlar hep `ne kadar da güçlüymüs` diyebilsin. Sen mutlu ol. Sen hiç aglama. Dökme o güzel gözünün yasini. O lanet olasica kan kirmizisi renk belirmesin gözünün akinda. Sismesin gözün ve makyaj yapmak zorunda kalma hiç.
Yerlere bin parça seklinde düselim. Parçalarimiz o kadar uzak olsun ki birbirine hatirlamayalim bile birbirimizi mavili yesilli rüyalar disinda. Her yeni insanda birbirimizi bulma ümidi ile yansin içimiz. Ama sen hiç aglama. Sen esasinda HIÇ aglama. Aglama ki sarilacak birisine ihtiyaç duyma esasinda.
Kelimeler: Şizofreni,
Aşk,
Acı,
Af Dilemek,
Ayrılık,
Bağımlılık,
Efes Pilsen,
Ek$i,
Hüzün,
Jack Daniel's,
Keder,
Özlem,
Pişmanlık,
Takıntı,
Üzüntü,
Vazgeçmek
« Gene, yeniden, bir daha...
|
Senin korkuların korkutuyor beni! »