Altin günü

Çocuklugumuzda kaldigini düsündügüm -eski- günler vardi. Akrabalar ile onbes günde bir araya gelip herkesin muhabbetini yaptigi, son günlerdeki gelismelerin konusuldugu, arkadasliklarin/dostluklarin pekistirildigi günler. Anne tarafi ile bulusmanin bir hafta sonrasinda baba tarafinin yakinlari ile bulusulur ve böylece iki taraf da en azindan onbes günde bir birbirini görmüs olur ve hasret giderebilirdi.

Uzun zaman oldu bu tür bulusmalarin ne kadar da mutluluk getirebilecegini görmedigim/düsünmedigim. Son üç aydir, son senelerde bir türlü görüsme olanagi bulamadigim ve buna ragmen çok sevdigim, akrabalarimla "altin günü" düzenliyoruz. Dört aile, o hafta sira kimdeyse O` nun evine gidip, bir de Cumhuriyet Altini götürüyoruz. Tipki babalarimizin ve annelerimizin yaptigi, gençken küçümsedigimiz bulusmalar gibi. Gerçi bizimkisi biraz daha farkli. Ne bileyim ben. Eski bulusmalarda topluca çay/kahve içilir, kadinlar tarafindan örgü/yemek tarifleri konusulur ya da dedikodular yapilir, erkekler tarafindan kagit(51) ya da okey oynanir, çocuklar ayri odalarda "çocukluk"larini yasardi... Bizim nesilden midir, yoksa eski aliskanliklarin vazgeçilmezliginden midir bilinmez, bizler sunu yapiyoruz. Gittigimiz aile et, meze ve raki içeren sofrayi kuruyor, gelenler de altinlarini getiriyor. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar MP3` lerden devsirilmis türküler esliginde sofrada oturup eskideki güzel günler ile gelecekteki mükemmel günlerden dem vuruyoruz...

Öyle bir ilaç ki bulusmalar, herhangi bir "ruhsal problem"in üstünden gelebiliyor. Bir sikintin mi var? Hoop akrabalar ile bulus... Bir derdin mi var. Hop, git akrabalarini gör. Hepsi ve herbiri ayri ayri antibiyotik etkisi yapiyor insan ruhuna.

1 yorum var.  |  günlük  |  mirmirik  |  19.02.2006 00:00:00

Yorumlar Bu yazıya 1 adet yorum yapılmış. Siz de görüşünüzü ekleyin

Yorum 1 ay 1 hafta 1 gün sonra , "Gözde" şunu demiş:
Sevgili Togicim yazını okuduğumda o kadar duygulandım ki hayatın benden daha fazla şey götürmemesi için aklımdakini ertelemek yerine elimdeki tüm işleri bırakıp bi sesini duymak için telefonun tuşlarını tıkladım. İşte eski günlerde birçok şeyi beraber deviripte şuanda görüşmekte zorluk çeken kişlerden biride benim. Ne kadarda doğru yazmışsın akrabaların,birçokşeyi paylaştığın,aştığın arkadaşlarınla bir iki satır yazışmak yada birkaç dakika sesini duymak yada Taksimde karşılaştığımız gibi birkaç dakika ayaküstü sohbet etmek antibiyotik etkisi yaratabiliyor.Sanırım hayatın bu koşuşturmacası içerisinde özlemini duyduğumuz, hep aklımızda, kimi sohbetlerde andığımız dostlarımı biraz ihmal ediyoruz. Ne zamanki başımız sıkışsa,hayata istediğimiz gibi yönveremesek yada mutluluğumuzu birileri ile paylaşmak istesek arıyoruz hayat mücadelesinde rafa kaldırmış ama ulaştığımızda hala eski sıcaklığı ve tazeliğii koruyan dostlarımızı. Unutulmuş birer birer eski dostlar eski dostlar ne bir resim ne bir hayal eski dostlar dostlar!Bu değerleri tekrar hatırlattığın için teşekkürler!Sevgiyle kal Gözde.












Security Code


İsviçreli bilim insanlarının, yorumunuzu yapmadan önce, sitenin "Kullanım Koşulları"'ndaki Sitedeki Yorumlar bölümünü okumanızı tavsiye ettiklerini biliyor muydunuz?