Hollywood kaynaklı filmler ile dizi filmlerde yine yıllardır sürdürülen belirli politikalar, değişmeksizin izleniyor. Küçüklüğümden hatırlarım. Kovboy filmleri için Pazar günü erkenden kalkar, saat 10.00` da başlayan ve alçak kızılderililer ile aslan süvarilerin kovalamacalarını anlatan filmleri takip ederdim. Yıllar yılı hep, kafa derisi yüzen vahşiler ile masumları korumak için atlarıyla dinlenmek bilmeden koşturan mavi üniformalıları gördüm, çocukluğumun oyun kahramanları oldu. Büyüdükçe farkettim ki, bu kızılderili vahşiler(!) kendi topraklarını açgözlü ve bu yüzden de doymak bilmeyen beyazlara kaptırmamak ve sadece yaşayabilmek istedikleri için katliama ve soykırıma uğruyorlardı.
Daha sonra bir de II. Dünya Savaşı filmleri vardı. Masum insanları arkadan vurmuş olan sarı derili çekik gözlülerden Pasifik Okyanusu` nu, Yahudi katliamı yapmış gözü dünmüş nazilerlerden de tüm Avrupa ve dolayısı ile medeniyeti kurtarmış olan ABD ordusunun kahramanlıkları dillere destandı. Bütün bu kötülükten dünyayı kurtaracak iki güç vardı ve bunlar da sadece Amerika ile İngiltere idi. Tüm kıtalarda cesurca savaşmış bir çok kayıp vermiş(!) ve insanlığı kurtarmışlardı. Yine büyürken şunu da öğrendi insan... Bu mükemmel insanlık kurtarıcıları 300bin kadar yani nüfuslarının sadece %0.2` si kadar insan kaybetmişti bu savaşta ve Amerika asla kendi topraklarında bir savaş yaşamamıştı(Pearl Harbor?¿). Oysa Rusya Nazilere karşı tam 11Milyon (11.000.000) sivil ve 9Milyon(9.000.000) asker kaybetmişti. Nüfusunun neredeyse %10` u. Hatta savaşı en yakından yaşayanlardan birisi olan Yunanistan bile 500bin kadar insan kaybetmişti. Oysa Amerikan filmlerinde Ruslar sadece komünist idealar için oradan oraya koşturan "kızıl"lardı. Japonlar da sadece çekik gözlü kısa boylu ve insan öldürebilmek için kendilerini de öldürebilen "sarı"lardı.
Amerika tabii ki renkler ile ilgili sorunlarını çözememişti. İki atom bombasını sivillerin üzerine atabilecek kadar vahşilik yapabilen adamlar daha sonra "sarı" renge olan kinlerini Vietnam` da gidermeye çalıştılar. Olanlar malum. Kıçlarına tekme yediler ama tüm dünyaya da Hollwood sayesinde Vietnam` da ne kadar da kahramanca mücadele ettiklerini, insanlık ve demokrasi uğruna kendi yaşamlarını verdiklerini anlatıp durdular filmlerde. Rambo çıktı geldi mesela. Vietnam gazisi(!). Sonra bu Rambo adıyla anılan gazileri heryerde görmeye başladık. Bir çok dizi ve filmin bir kahramanı hep Vietnam gazisi oldular. Orada 19 - 20 yaşlarında kahramanca(!) savaşmışlar, ama vahşi sarılar onlara hep işkence yapmıştı. Bunlara inanacak kadar safların beynine bunu işlediler. ABD barış yanlısı bir kahraman savaşçıdır. Filmlerde ve dizilerde bunu kullandılar.
Ancak bu kadarla da bitmedi. Dünyaya kendilerinin mükemmel olduklarını söylerlerken kendi içlerinde bazı zıt insanlar çıktı. Neymiş efendim "siyahlar da insandır, eşit hak, özgürlük..." vs.vs.vs. Bunların da sesini bastırabilmek için Hollywood girdi devreye. Filmlerde ya da dizi filmlerde dikkat edin; mutlaka üst kademede bir de siyah vardır. Ya genelkurmay başkanı/komuta kademesindedir, ya validir, ya bölge savcısıdır... Ama mutlaka bir üst düzey birşeydir bu siyah adam. Arka sokaklarda çetelere karışmamış, çok ders çalışmış, düzen ile arası bozulmadığı için uslu çocuk olmuş, Amerikan idealarını en içten hissedenlerden olmuştur. Yani; "benimle uğraşmayan, yükselir! Sen de uslu dur!" sesi verilmiştir kulaklara 5.1 Dolby Surround sistemlerden... Ama diğer taraftan da ne kadar pislik yapan, cinayet işleyen, tecavüz eden varsa da hep siyah olmuştur.
Son aylarda çıkan filmler ile dizi filmlerde de ABD ve Hollywood geleneğini bozmuyor. Artık yeni bir kahraman tipi var tabi. Irak` ta savaşmış gelmiş, ülkesinin demokrasi için yaptıklarını tüm dünyaya anlatabilmek için canını vermeye razı olmuş USMC emeklileri. Anti-kahraman tipi de belli. Kızıllar ile işleri bitmişti(bir taraftakine soykırım uygulayıp katlettiler, diğer taraftakine de glasnost getirdiler), sarılarla da sorunları tamamdı(iki atom bombası, diğerlerine de napalm geldi demokrasi paketinden). Siyahların daha koyu renkte olanlarını tam halletmişlerdi ki(heryerlerinden altın sarkan ve üstü açık ferrariler ile gezerken, etrafları güzel video kızlarıyla doldurulanlar ve üst yönetim kademesinde olduğu gösterilenler) bir yerlerden daha az koyu renktekiler çıktı. Artık dizilerde mutlaka sivil insanlara bir şeyler yapmaya çalışan iğrenç Arap teröristler var. Ve yine kahraman ABD` nin kahraman beyazları bunları defedip insanlığa rahat bir nefes aldırıyor. Ve yine ABD düzeni ile uyum içinde, barış-kardeşlik-özgürlük diyenler el üstünde tutuluyor.
Tüm film ve dizilerde bu vurgu o kadar başarılı ki, insanın aklına hep ABD` nin barış ve özgürlük yanlısı olduğu getiriliyor. Bunu yemeyen insanlar da var. Bunlar da, "okumak nedir" biliyor...