günlük kategorisindeki yazılar

Mission from god

Son günlerde olan gelismelerden dolayi biraz eskiye özlem duygusu yasanilsa da, artik duygusal degil de "mantikli" karar vermenin daha iyi oldugunu yasayarak anladigimdan dolayi tam bir karmasa içindeyim. Saçma bir cümle oldu sanki. Anlatilmak istenilen seyin tamamini bir seferde vermeye çalisinca anlasilmaz oldum bir anda. Neyse. Durum su;
- We`re putting the band back together!
- Peki ya bundan benim çikarim ne?
- We` ve got a mission from god!
- Issiz kaldigimda "maalesef" diyen ayni "god" mi bu peki?
Duygusal baglantilarimi bir türlü asamamisim megerse. Is ile kisisel hayati karistirmamak adina adim attigimi sandigim için olacak, sarsildim. Artik eskisi gibi "tek" olmadigim için de bu gelen "mission from god" nedense benim için ilk anlamda anlamli oldu sadece. Bir telas, bir heyecan, bir "aman aman"...

Su diyalog da ilginçti;
- Baba, I` ve got a mission from God!
- Rahatini bozma.
- But... We` re putting the band back together!
- Bunch of wanna-be-players! Ingilizcemi test etme...
- Ama...
- Artik "sen" degilsin. Artik "siz" varsiniz. karsimdaki sadece "sen" olsan, bugüne kadar ne yaptiysam onu yapardim. Birakirdim seni ne halt edersen et. Ama artik dedigim gibi sen yoksun karsimda. Siz varsiniz. Ben sadece senin için degil, kizim için de endiseleniyorum. O` nu maceraya sürüklemek ister misin? Yapma. Sana ilk defa sen olarak yaklasana bunu yasatma.
- Düsünecegim!
- Düsünmek için degil yapmak için kodlanmissin.
- Yapacagim!
- Dogru olanini yap.
...

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  26.02.2006 00:00:00

Altin günü

Çocuklugumuzda kaldigini düsündügüm -eski- günler vardi. Akrabalar ile onbes günde bir araya gelip herkesin muhabbetini yaptigi, son günlerdeki gelismelerin konusuldugu, arkadasliklarin/dostluklarin pekistirildigi günler. Anne tarafi ile bulusmanin bir hafta sonrasinda baba tarafinin yakinlari ile bulusulur ve böylece iki taraf da en azindan onbes günde bir birbirini görmüs olur ve hasret giderebilirdi.

Uzun zaman oldu bu tür bulusmalarin ne kadar da mutluluk getirebilecegini görmedigim/düsünmedigim. Son üç aydir, son senelerde bir türlü görüsme olanagi bulamadigim ve buna ragmen çok sevdigim, akrabalarimla "altin günü" düzenliyoruz. Dört aile, o hafta sira kimdeyse O` nun evine gidip, bir de Cumhuriyet Altini götürüyoruz. Tipki babalarimizin ve annelerimizin yaptigi, gençken küçümsedigimiz bulusmalar gibi. Gerçi bizimkisi biraz daha farkli. Ne bileyim ben. Eski bulusmalarda topluca çay/kahve içilir, kadinlar tarafindan örgü/yemek tarifleri konusulur ya da dedikodular yapilir, erkekler tarafindan kagit(51) ya da okey oynanir, çocuklar ayri odalarda "çocukluk"larini yasardi... Bizim nesilden midir, yoksa eski aliskanliklarin vazgeçilmezliginden midir bilinmez, bizler sunu yapiyoruz. Gittigimiz aile et, meze ve raki içeren sofrayi kuruyor, gelenler de altinlarini getiriyor. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar MP3` lerden devsirilmis türküler esliginde sofrada oturup eskideki güzel günler ile gelecekteki mükemmel günlerden dem vuruyoruz...

Öyle bir ilaç ki bulusmalar, herhangi bir "ruhsal problem"in üstünden gelebiliyor. Bir sikintin mi var? Hoop akrabalar ile bulus... Bir derdin mi var. Hop, git akrabalarini gör. Hepsi ve herbiri ayri ayri antibiyotik etkisi yapiyor insan ruhuna.


Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  19.02.2006 00:00:00

Hayat garip!

Yasanti bazi zamanlar garip oyunlar oynayabiliyor insanin hayatinda. Bazilarinin sans dedigi, kimilerinin ise kader diye adlandirdigi olaylar, hos rastlantilar yasanabiliyor.

Son yasadigim bir örnek olarak da su var. 2004 yilinda okumaya basladigim bir site vardi. manhem adinda. Megersem sitenin sahibi üstad yeni isyerimde çalismiyor muymus(Televole haber(!) anonslari gibi oldu bu)? Siyasi ya da güncel olaylara bakislarimiz farkli olsa da çok güzel bir "fikir" sitesinin sahibi kendisi. Mutlaka bookmarks kismina ekleyin. Hatta daha da iyisi henüz beceremedigim bir sey olan RSS seysine abone olun.

Son dakika notu: RSS seysini hallettim sanirim. Sol menüde asagilarda bir yerlerde "MIRMIRIK.RSS" yazili bir resim var. Oradan RSS linkine ulasabilirsiniz.


Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  28.12.2005 00:00:00

e peki...

e peki...NudElf sonunda sitesini açmis. Bir de oraya eski bir resim koymus ki. Yapilir mi be Gümüscan? O saçlarin üzerinden ne taraklar ne biçaklar ne makaslar geçmis, bir anda pat diye vurulur mu bunlar insanin suratina?

Saçlarimi özlemisim, onu farkettim lan... Uzatsam mi yine acaba?
 
Hamis: Sigara içmeyin, içirmeyin! Ne o lan öyle? Bir kendini begenmislik, bir kendini adam sanmalar, bir özgür kiz sekanslarindan kareler falan? Ne ki yani sonunda?
Bir de bu kadar sinire gelip de bir seyler döktürmüsken aklima geldi;
Bir Hasan Cemal vakasi hâsil oldu Bab-iÂli` ye. Abi adam nasil kin tutmus ya! Nasil bir saklamaktir içteki seyleri? Sen yillar boyu bir seyler için -sözde- ugras didin. Sonra kapak olunca tüm bunlar, yemeyince kimseler yaptiklarini ve bir ton para dökülünce önüne, git çik disariya, on üç yil daha bekle. Sonra da ölünce insanlar. Yaz babam yaz haklarinda. Kitap okunabilir olabilir, güzel olabilir (ki hiç de fena degil gerçekten) ama ölüler arkasindan bu kadar zaman geçtikten sonra birbiriyle çelisen tanimlamalar yapilmasi hiç hosuma gitmedi. Eh iste Türkiyem böyle. Dolam kalemler tükenmez kalemler hakkinda yazaaaar durur... Masallah!

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  20.12.2005 00:00:00

this.refresh();

Bu aralar siteyi yenilemek ile ugrasmaktayim. Eger becerebilirsem sitenin tüm tasarimini xHTML+CSS ile halledecegim. asp.net ile pek basaramadim sanki simdilik. Ögrenme sürecim devam etmekte. Bu isi mükemmel beceren bir çok kisi var etrafta. Biraz önce nahnu kisisine baktim da feyz almak için, suna rastladim aralarda bir yerlerde:

ev savunma sistemi

mükemmelmis. :)

Masayi görünce aklima geldi. Evi adam etmek için ciddi çabalar sarf etmekteyim. En son geçtigimiz cumartesi günü de masa+sandalye+büfe ot boktan olusan bir zimbirti aldik. Umarim yarin gelir. Dediklerine göre öyle ama, dur bakalim...

Etten sütten bahsederken arada asil verilmek istenilen kaçmis. Itina ile bkz. diyecegim:

Yok artik Lebran CSS James


Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  13.12.2005 00:00:00

Kime ne?

Sözlerinin Bektasi Kul Nesimi` ye ait oldugu bilinen/söylenen çok güzel bir sey var. Biraz önce WinAmp sagolsun yeniden hatirlatti;

"Kul nesimi`ye sordular,
Yarin inen hos musun:
Hos olayim, hos olmayim
O yar benim kime ne?"

Hani devami da var da... O ayri bir konu;

"Gah giderim medreseye
Ders okurum hak için
Gah giderim meyhaneye
Dem çekerim kime ne"

gibilerden. Böyle sürüp gider "Haydar". Bu bana sunu hatirlatiyor -ki sözlügün çok demokrat(!) ve özgürlükçü(!) kisilerinden birisi "ayar" vermisti bana bu laf yüzünden(kimlere takinti yapmisim lan, kendime sinirlendim simdi):

"bektasi` yi ramazan ayinda sarap içerken gören birisi:
- ya bektasi, ramazandayiz...
- bana ne!
- e sen müslüman degil misin?
- sana ne!"
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  02.11.2005 00:00:00

Durup dururken nasil da koydu simdi? Ne zaman geçti de bitti? Ne zaman yasandi onca sey? Buraya ekledigim, "oldies" bölümüne koydugum o kadar yazinin yazildigi zamanlari yasadim mi? Babam "degerini bil" dedigi zamanlar "herseyi ben bilirim"cilik oynayip da, aksam ezani sonrasi eve girmis gibi azar isitiyorum kendimden simdi...

-di,
-di,
-dim,
-dik...
Dim...
Dik...
(Hmmm...)
Dimdik!

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  29.11.2005 00:00:00

AB(cdef...)

3 Ekim` de imzalanan Avrupa Birligi bilmemne birseyleri ile ilgili herkes inanilmaz mutlu, coskulu heyecanli. Benim gibi bazilari da inanilmaz salak sanirim. Neyi kutladigimizi, neyi imzaladigimizi hani neye bu kadar sevindigimizi anlayamadim gitti. Su altina imza attigimiz belgenin tamami nerede var bir bilen var mi? O kadar sevindiysek vardir bir hikmeti. Ne bileyim, issizlik mi kalkmis Türkiye` de, yoksa dokunulmazliklar mi kalkmis? Yoksa belki de bundan sonra yalan söyleyen politikacilar ve bürokratlar hemen vatandasa ifsa edilecektir ve görev yapmasi engellenecektir???

Var mi neyi imzaladigimiz bilen eden?

Bir de geç gelen ekleme/alinti:

"efendiler!
bir seyin zarariyla, bir seyin imhasiyla yükselen seyler,
bittabi` o seyden zarâra ugrayani alçaltir.
hakikaten avrupa` nin bütün ilerlemesine,
yükselmesine ve medenilesmesine karsilik
türkiye tam tersine gerilemis ve düsüs vadisine yuvarlana durmustur.
artik vaziyeti düzeltmek için mutlaka avrupa` dan nasihat almak,
bütün isleri avrupa` nin emellerine göre yapmak,
bütün dersleri avrupa` dan almak gibi bir takim zihniyetler belirdi.

halbuki;
hangi istiklal vardir ki
ecnebilerin nasihatleriyle,
ecnebilerin planlariyla yükselebilsin?
tarih,böyle bir hadiseyi kaydetmemistir!"

mustafa kemal atatürk

06 mart 1922, tbmm"
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  31.10.2005 00:00:00
Sayfa: |< << 4 5 6 7 8 >> >|