günlük kategorisindeki yazılar

"İstanbul` un anası nasıl bellenir" temalı barok, konstrüktvist, post-empresyonist ve aynı zamanda sanatçının çılgınlığını da vurgulamak istercesine dışavurumcu eserlerle dolu sergi, sabah 06:30 - 10:00 ve akşam 17:00 - 21:00 arası tüm İstanbul` da, o saatte yola çıkma gafletinde bulunmak zorunda olanlar için sergilenmekte. Ücretsiz olan sergide büyük sanatçı Kadir Topbaş` ın insanın vahşi doğasına çağrışımlarda bulunduğu gözden kaçmıyor.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  23.11.2006 00:00:00

Hollywood kaynaklı filmler ile dizi filmlerde yine yıllardır sürdürülen belirli politikalar, değişmeksizin izleniyor. Küçüklüğümden hatırlarım. Kovboy filmleri için Pazar günü erkenden kalkar, saat 10.00` da başlayan ve alçak kızılderililer ile aslan süvarilerin kovalamacalarını anlatan filmleri takip ederdim. Yıllar yılı hep, kafa derisi yüzen vahşiler ile masumları korumak için atlarıyla dinlenmek bilmeden koşturan mavi üniformalıları gördüm, çocukluğumun oyun kahramanları oldu. Büyüdükçe farkettim ki, bu kızılderili vahşiler(!) kendi topraklarını açgözlü ve bu yüzden de doymak bilmeyen beyazlara kaptırmamak ve sadece yaşayabilmek istedikleri için katliama ve soykırıma uğruyorlardı...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  21.11.2006 00:00:00

Yuvaya dönüş...

Şu anki işyerimde yaşanan ilginç olaylar ve beklentilerin umulduğu gibi çıkmaması sonrasında; ilginç bir "iş görüşmesi" ile, iş yaşamımdaki yuvam dediğim, 5 küsür yılımı geçirip yaklaşık üç yıldır ayrı kaldığım yere dönüş kararı aldım.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  07.11.2006 00:00:00

Hayatın Muhasebesi - I

Bölüm I: Sanıyorum... Sanki, bilemiyorum...

Yaşım artık otuz... Otuzbirinci insan yılımı yaşıyorum bu dünya adını verdikleri mekanda. İnsan ömrü ortalama altmışbeş desen, neredeyse yarısını tükettim bile. Yaşlanmaya mı başladım ne?

Yaşlılara kızardım hep. "Çok şey bildiklerini sanıyorlar" derdim. Sanırım bu bahsi geçen yaşlıların en önde gelenleri de annem ile babamdı. "Ne çok şey bildiklerini sanıyorlar, oysa hiçbir şey bilmiyorlar" derdim. Ben de şimdi çok şey bildiğimi sanıyorum, belki de henüz hiçbir şey bilmiyorum...

Sanıyorum,
        sanki,
                ben bilemiyorum!
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.10.2006 00:00:00

Hani şimdilerde iş aradığımdan değil ama, kariyer.net sitesine girdim biraz önce. Şu an çalıştığım şirket öncesi zorlu iş arama sürecimde sık sık ziyaret etmek zorunda kalmıştım. Şimdilerde -grup şirketi olmasından dolayı belki de- ayda bir siteye girip piyasada neler oluyor, neler dönüyor mantığında sorgulamalar yapıyorum.

Bir şey dikkatimi çekti. Yazılım sektöründe "ismini vermeyen" tüm şirketler nedense "sektörün lideri olan bir firma". Lan, ya ben eski şirketim olan Coretech` i yanlış biliyorum, ya da millet kendisini bir şey sanıyor. Herkes sektör lideri... Yuh valla! Yalanın böylesi ancak şimdiki mecliste var... Kim nerede lider, kime göre lider, neye göre lider anlayamadım gitti.
O da lider, bu da lider!
Acaba bu işe CEO(!)` lar ne der?
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  04.10.2006 00:00:00

Bush is a...

Carlo` nun sitesinde görmüştüm. Sonra kaynağı da buldum. Biz daha adam hakkında karikatür çizemezken adamlardaki rahatlık ayrı bir şey.

mirmirik.net
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  30.09.2006 00:00:00

Eski zamanlar(ım)da çokça yararlandığım bir hikaye bu Hz. Mevlana` dan. Büyük eseri Mesnevi` de, IV. ciltte bulunmakta.

Bu hikayedeki bir sözü bana çok değerli bir insan(Nudelf) başıma gelen bir olay sonrasında yazmıştı, not olarak: "Ey gönül, bu söz, kırık dökük geliyor. Bu söz incidir...Ey inci, kırıldığına acınma... Kırılmakla parlayacak apaydın olacaksın! Böyle o kırık dökük söylenecek..." Bu paragrafı/alıntıyı bir kaç yazımda da kullandım.

Bu paragraf, düşününce o kadar büyük anlamlara geliyor, o kadar büyüyor ki, akla sığamaz oluyor... Bu hikayenin tamamı, her bir paragrafı tüm Mesnevi` ye hakim olan derin anlamlar içermekte. Okumakta (birazcık uzun olsa da) ve ders çıkarabilmekte fayda var...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  20.09.2006 00:00:00

Karşı cins ile olan ilişkiye "iki günlük macera", "aman da aman hayat nasıl da güzel", "dur bir de bunu deneyeyim, olmazsa diğerine zıplarım", "özgürlük budur, iç iç kudur" cümleleri ile başlamayan ve "ilişkimize ara verelim", "dost kalalım" ile bitirmeyen insanların haklı mottosu.

"ilişkiye endeksli hayat"ı eleştirirken, ilişki kavramını bir tek karşı cins ile olan aşk ilişkisine sınırlamayıp; "insan-insan", "insan-hayvan", "insan-toplum" vb. ilişkilere kadar geniş bakabilenlerde, yıkıcı yerine yapıcı yazılar da görülmüştür tarihte. Ama ne demiştir Albert Camus: "İnsan ne ise, o olmayı reddeden tek yaratıktır"!

Sonuç:
"Her" zaman,
Herhangi bir ilişkiye endeksli yaşar aslında insan
Bir ilişkide bulunmayan
-ya da-
"İlişki" kelimesinden gocunup da sadece "aşk ilişkisi"ni anlayan
O` dur işte bizden olmayan,
Anlamayan,
Eskilerde takılıp kalmış, sadece eskiyi yaşayan...
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  19.09.2006 00:00:00
Sayfa: |< << 1 2 3 4 5 >> >|