2006 yılına ait yazılar

Resim galerisi

Daha çok çektigim(iz) resimlerden olusacak olan "img" bölümünü de açtim. Yavas yavas içini doldurmaya devam edecegim. Simdilik koydugum tüm resimler Konica Minolta DImage Z20 ile çektigim(iz) fotograflar. Ileride photoShop ve SLR çekimlerini de eklemeye çalisacagim.

Hadi bakalim...


Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  06.03.2006 00:00:00

Eski zamanlar...

Zamaninda yasanan ruhsal çöküntülerden kurtulmus oldugunu sanmanin verdigi rahatlikla yola devam ederken, bir anda arka planda çalan RHCP parçasi Otherside ile insanin durup da "lan..." demesi ne kadar garip ise, Winamp listesindeki bir sonraki parçanin da U2 dan What If God Will Send His Angels olmasi da bir o kadar iç burkucudur. Bu beraberlik veya ardindalik bu gece yasanmis, gözler sirf bu yüzden dolmustur. "Eski" diye anilan ve -artik- unutuldugu sanildigindan dolayi bile mutluluk ile anilmaya çalisilan zamanlar bir anda ve teker teker insana çarpar da; insan denilen yaratim ne oldugunu anlamaz. Insan bir alkollüyken öyle bir liste olusturmustur ki vaktinde, -bu Winamp denilen gavur icadinda- simdi o listeyi ekranda yeniden okurken bile aci çeker. Bilinç alti denilen o ikinci yasam o kadar güzel oyuna getirir ki insani, söylenecek ya da -iste- söylense de bir ise yarayabilecek olan cümle üretemez esas -veya esas oldugu sanilan o- oglan.
Içinde yarattigi, içinden disa çikartmaya çalistigi, gurur duydugu, hep O` nun gibi olmaya çalistigi "içteki dost" ve disinda yarattigi, disindan içine sokup da saklamaya çalistigi, utanç duydugu, hep O` nun gibi olanlardan dolayi aci çektigini düsündügü "distaki dost" da yardimci olamaz adama artik. Öyle bir yalnizlik içinde oldugunu anlar ki bir anda, sevdigim dedigi, hayatini O` nunla sonlandiracagina inandigi kisinin hemen yaninda yatiyor olmasina da aldirmaz. Yazar... Yazar durur, uydurur insan. Bilgisayar denilen o lanet olasi ve sadece bir ile sifirdan anlayabilen cansiz üzerinde mastürbasyonunu yapar. Ah ne güzel de içimi döktüm, içimden gelenleri yazdim iste, ne kadar da mutluyum artik der belki de.
Bir zamanlar Kadiköy` de Buddha Bar vardi. "Hala var ki" diye ukalalik da yapabilirim. Ama bahsettigim taraf, hani su "ayni nehirde iki defa yikanamazsin" tarzindaki düsünceden yola çikan "benim için artik yok ki" kismi. Sunu sorguluyorum kendi kendime; "o barda OtherSide dinleyerek kaç defa dans ettik bir özel saydigim insanla?" ya da "Bu `What If..` çaldigi zamanlar kaç defa hüzünlendik o barda?" Sikintili oldugum kaç zaman ben o bara yalniz basima gidip de The Temple Of The King dinledim? Kaç defa Tonic` in fazla popüler If You Could Only See sarkisi ile ya da Leonard Cohen in If It Will Be your Will` i ile kendi kendime bugulu dolasma yaptim ayni mekanda? Bunlarin cevabini verememek insani yoruyor. Belki de asil yoran kisim; bu sorulari "simdi" kendime soruyor olmam...
Kadiköy` e dair en son hatirladigim güzellik ise bir çiplak elf ile sokaklarinda yaptigimiz uzun yürüyüs... O kadarcik iste!
NOT: "Bundan önceki hayatimda" diye baslayan cümleleri tekrar tekrar yazmak istemedigim için simdiye kadar belirtmedim ama açiklama "gereginde"/"geregi de" hissettim simdi. "Eski" diye adlandirdigim, "bir zamanlar" diye dillendirdigim ya da "-di` li geçmis zamanla yüklemlerini yazdigim zamanlar" hep huzurum olan Mügem` den önceki zamanlara refere etmekte. Her ne kadar o zamanlar simdi kafami mesgul ediyor olsa da, her ne kadar o zamanlara biraz obsesif yaklasiyor olsam da, bunun simdiki yasadiklarim ile bir ilgisi yok.
Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  05.03.2006 00:00:00

Mission from god

Son günlerde olan gelismelerden dolayi biraz eskiye özlem duygusu yasanilsa da, artik duygusal degil de "mantikli" karar vermenin daha iyi oldugunu yasayarak anladigimdan dolayi tam bir karmasa içindeyim. Saçma bir cümle oldu sanki. Anlatilmak istenilen seyin tamamini bir seferde vermeye çalisinca anlasilmaz oldum bir anda. Neyse. Durum su;
- We`re putting the band back together!
- Peki ya bundan benim çikarim ne?
- We` ve got a mission from god!
- Issiz kaldigimda "maalesef" diyen ayni "god" mi bu peki?
Duygusal baglantilarimi bir türlü asamamisim megerse. Is ile kisisel hayati karistirmamak adina adim attigimi sandigim için olacak, sarsildim. Artik eskisi gibi "tek" olmadigim için de bu gelen "mission from god" nedense benim için ilk anlamda anlamli oldu sadece. Bir telas, bir heyecan, bir "aman aman"...

Su diyalog da ilginçti;
- Baba, I` ve got a mission from God!
- Rahatini bozma.
- But... We` re putting the band back together!
- Bunch of wanna-be-players! Ingilizcemi test etme...
- Ama...
- Artik "sen" degilsin. Artik "siz" varsiniz. karsimdaki sadece "sen" olsan, bugüne kadar ne yaptiysam onu yapardim. Birakirdim seni ne halt edersen et. Ama artik dedigim gibi sen yoksun karsimda. Siz varsiniz. Ben sadece senin için degil, kizim için de endiseleniyorum. O` nu maceraya sürüklemek ister misin? Yapma. Sana ilk defa sen olarak yaklasana bunu yasatma.
- Düsünecegim!
- Düsünmek için degil yapmak için kodlanmissin.
- Yapacagim!
- Dogru olanini yap.
...

Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  26.02.2006 00:00:00

Altin günü

Çocuklugumuzda kaldigini düsündügüm -eski- günler vardi. Akrabalar ile onbes günde bir araya gelip herkesin muhabbetini yaptigi, son günlerdeki gelismelerin konusuldugu, arkadasliklarin/dostluklarin pekistirildigi günler. Anne tarafi ile bulusmanin bir hafta sonrasinda baba tarafinin yakinlari ile bulusulur ve böylece iki taraf da en azindan onbes günde bir birbirini görmüs olur ve hasret giderebilirdi.

Uzun zaman oldu bu tür bulusmalarin ne kadar da mutluluk getirebilecegini görmedigim/düsünmedigim. Son üç aydir, son senelerde bir türlü görüsme olanagi bulamadigim ve buna ragmen çok sevdigim, akrabalarimla "altin günü" düzenliyoruz. Dört aile, o hafta sira kimdeyse O` nun evine gidip, bir de Cumhuriyet Altini götürüyoruz. Tipki babalarimizin ve annelerimizin yaptigi, gençken küçümsedigimiz bulusmalar gibi. Gerçi bizimkisi biraz daha farkli. Ne bileyim ben. Eski bulusmalarda topluca çay/kahve içilir, kadinlar tarafindan örgü/yemek tarifleri konusulur ya da dedikodular yapilir, erkekler tarafindan kagit(51) ya da okey oynanir, çocuklar ayri odalarda "çocukluk"larini yasardi... Bizim nesilden midir, yoksa eski aliskanliklarin vazgeçilmezliginden midir bilinmez, bizler sunu yapiyoruz. Gittigimiz aile et, meze ve raki içeren sofrayi kuruyor, gelenler de altinlarini getiriyor. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar MP3` lerden devsirilmis türküler esliginde sofrada oturup eskideki güzel günler ile gelecekteki mükemmel günlerden dem vuruyoruz...

Öyle bir ilaç ki bulusmalar, herhangi bir "ruhsal problem"in üstünden gelebiliyor. Bir sikintin mi var? Hoop akrabalar ile bulus... Bir derdin mi var. Hop, git akrabalarini gör. Hepsi ve herbiri ayri ayri antibiyotik etkisi yapiyor insan ruhuna.


Devamı »

Yazı kategorisi günlük  |  mirmirik  |  19.02.2006 00:00:00

AJAX / XHTML / W3C

Artik geleneksellestigi üzere bu yil da yeni yila yeni bir site dizayni ile girdim. Bu sefer sunucu bazli degisiklikler yerine istemci bazli degisikliklere gittim ve yakin bir zamanda -eger toparlayabilirsem- tüm kodlari da açacagim...
Devamı »

Yazı kategorisi Internet/Teknoloji  |  mirmirik  |  31.01.2006 00:00:00
Sayfa: |< << 2 3 4 5 6